Kasım 2008

Ö T E S İ

 

06.12.2019 



Zekice

 
Zeki Hacı ibrahimoğlu

Vatandaş Türkçe konuş !


Değerli dostum İstanbul 32. Noteri Ahmet Arslan, 17 Şubat 1926 tarih ve 743 sayılı Türk Medeni Kanununun, 1 Ocak 2002 tarihinde uygulamadan kaldırılıp 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesi üzerine yeni kanunla ilgili olarak çok güzel bir araştırma yapmış bu kanundaki yanlışları ve eksikleri çok güzel tespit etmiştir. Bu tespitlerin tamamını bize ayrılan köşede yayınlamanın imkanı yoktur. Belki müstakil bir yazı olarak gazetede yayımlanır ümit ediyorum.

Ahmet Arslan diyor ki; “doğumdan ölüme herkesi ilgilendiren bu temel yasa, dilinin de yaşayan Türkçe’nin en güzel örneklerinden biri olmasını beklerdik. 298 kelimenin yeni kanunda yer almadığını bu kelimelerin ancak %10 unun değişmesi gerektiğine kalan kelimelerin hukuk dilinde değiştirilmesinin imkansız olduğunu yeni kelimelerin eski kelimelerin tam karşılığı olmadığını çok açık bir şekilde ortaya koymuştur.

Bunlardan bazıları ;
Temyiz : Ayırt etme
Temyiz kudreti : Ayırt etme gücü
Mümeyyiz : Ayırt etme gücüne sahip kişi
Tahsis : Özgüleme
Fahri : Onursal
İntikal : Geçmek
Feragat : Vazgeçmek

Bunları kısaca değerlendirdikten sonra değerli Gazeteci yazar HASAN PULUR’u , köşesinde yayınladığı Türkçe ile ilgili yazıyı çok önemli bulduğum için köşemde aynen yayınlamayı uygun gördüm.

TÜRKÇEMİZİ ne hale getirdiler? Sık sık bunu soranlar var; bir dil bu kadar yabancı dillerin etkisi altında kalıp, saçma sapan bir dil haline nasıl gelir?..
Türkçenin ne hale geldiğini, geçenlerde “internet”te dolaşan bir okurumuz okumuş, bize yolladı...
Yazıyı okuyun görün Türkçenin hallerini...
“Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum. Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlanmıştı.
Bu günden sonra, divanda, dergahta bargahta,mecliste, meydanda
Türkçe den başka dil konuşulmaya diye hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını.
Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri, fermana uyanınız var mı?
Nutkum tutuldu, şaşırdım merak ettim.
Dolandığımız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere
Gördüklerine duyduklarına üzüleniz var mı?

Tanıtımın demo, sunucunun spiker. Gösteri adamının showman, radyo sunucusunun disc jokey,
Hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?
Dükkanın store, bakkalın market, naylon torbanın poşet,
Mağazanın süper, hiper, gross market,
Ucuzluğun, damping olduğuna kananınız var mı?
İlan tahtasının Bilboard, sayı tahtasının skorboard.
Bilgi alışının brifing, bildirgenin deklarasyon.
Merakın , uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?



Bırakın eli özün bile seyrek uğradığı, beldelerin girişinde welcome, çıkışında goodbye okuyanınız var mı?

Korumanın, muhafızın, bodyguard, sanat ve meslek pirlerinin duayen,
İtibarın , saygınlığın, prestij olduğunu bileniniz var mı?
Sekinin, alanın, küçüğün mikro, sonun final,
Özlemin hasret, nostalji olduğunu öğreneniz var mı?

İş hanının plaza , bedestenimizin galeria,
Sergi yerlerimizin, center room, show room,
Büyük şehirlerimizi, mega kent diye gezeniniz var mı?
Yol üstü lokantamızın fast food, yemek çeşitlerinin menü,
Hesabını adisyon diye ödeyeniniz var mı?
İki katlı evinizi dublex, üç katlı evinizi triplex,
Köşklerinizi villa, eşiğinizi antre ,
Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?
Sevimlinin sempatik , sevimsizin antipatik, vurguncunun spekülatör, eşkıyanın mafya,
Desteğe , bilemediniz koltuk çıkmaya, sponsorluk diyeniniz var mı?

Virvirik dağının tepesindeki köyde,
Cafe show levhasının altında,
Acının da acısı kahve içeniniz var mı?
Toprağımızı bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken
Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
Özün el diline, özendiğine içi yananınız var mı?
Masallarımızı tekerlemelerimizi ata sözlerimizi unuttuk ,
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik ,
Türkçemiz elden gidiyor dizini döveniniz var mı?
Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı? Bir ferman yayınlamıştı,
Hayal meyal hatırlayıp da sahip çıkanınız var mı?”

Çocukluğumuzda “Vatandaş Türkçe konuş!” kampanyası vardı; sureti haktan görünse de hedef azınlıklardı.
Mahalledeki bir abimiz bir gün ada vapuruna binip, Türkçe konuşmayanları nasıl yola getirdiğini anlatmıştı...
Galiba asıl şimdi böyle bir kampanya açmak gerekiyor, tabii zorlamadan...

Bu acı durum karşısında VATANDAŞ TÜRKÇE KONUŞ KAMPANYASI açmak gerekiyor. Türkiye’deki bütün milli dernekleri göreve çağırıyorum. Bu mümkün değilse sadece bu konuda çalışma yapmak üzere bir dernek kurulmasını acilen teklif ediyorum.


Avukat Zeki Hacıibrahimoğlu






ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002