Kasım 2008

Ö T E S İ

 

07.12.2019 



Aynada Görünen

 
Hüseyin Aynalı

Siyaset mi? güçlü Hükümet mi?


Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. (Anayasa md. 68/2, SPK md. 4) Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları “Demokrasi ilkelerine” uygun olur. (Anayasa 69/1) Siyasi partilerin kuruluşu, organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararları Anayasada nitelikleri belirtilen “Demokrasi esaslarına” aykırı olamaz. (SPK md 4/2)

Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak, milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla tüzük ve programlarında belirtilen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile “milli idarenin oluşmasını sağlayarak” ....... (SPK md. 3)
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar anayasaya aykırı olamaz. (Anayasa md. 11)

Fiili durumda SPK md. 4/2’nin tam anlamıyla uygulanmadığı, mevcut SPK ile partilerde parti içi demokrasinin işletilemediği, çarpık delege yapılanması ve parti disiplininin katı uygulanması ile lider sultasının gün geçtikçe daha da belirginleştiği Türk kamuoyunun malumudur.
Kendi içinde demokrasiyi hazmedememiş siyasi parti tüzel kişiliklerinin, ülke genelinde demokrasinin yerleşmesine hizmet etmeside düşünülemez.
SPK mevcut hali ile ülke ihtiyaçlarına cevap vermekten hayli uzaktır ve ülkenin önünü tıkamaktadır. Bu nedenle SPK de ülke ihtiyaçlarına uygun değişiklikler yapma zamanı sanırım gelmiştir.
Siyasi parti sayısı kırk sekizi bulmuştur. Her gün bir yenisi kurulmaktadır. Sol sekize dokuza bölünmüştür. Sağın kaça bölündüğü belli değil, artık rakamları saymaktan yorulduk. Yoksa “Böl, Parçala, Yönet” siyasetine kurban mı gidiyoruz? Amerika’yı tekrar keşfetmeye gerek yok. Gelişmiş ülkelere bakınız, kaç partileri var? O ülkelerdeki toplam parti sayısı üçü beşi geçmez. Bizim ülkemizde ise kırk sekizi bulmuş durumda. Yüksek seçim kurulunca kırk sekiz siyasi partiden yirmi üçünün seçimlere girmeye hak kazandığı tespit edilmiştir.
Bu kadar çok siyasi partinin olduğu ve halkın bu kadar çok bölündüğü ülkemizde, mevcut milletvekili seçim kanunu ile seçim sandığından çok ortaklı koalisyon hükümetlerinin çıkması kaçınılmaz gözükmektedir.
Ancak halkımızda koalisyon ve uzlaşma kültürü henüz bu derecede gelişmemiştir. Bu nedenle çok ortaklı koalisyon hükümetlerinin seri kararlar alabilmesi mümkün değildir. Bu durum hükümetin ve meclisin çalışmasını yavaşlatacak, acil çözüm bekleyen ülke meseleleri en azından zamanında çözülemeyecek, sorunlar üst üste yığılacaktır.
Ülke meselelerinin üst üste yığıldığı, ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlar yaşadığımız bugün, güçlü yürütme ve istikrarlı hükümetlere şiddetle ihtiyacımız vardır.
20. y.y’ın son yarılarından itibaren devlet faaliyetlerinin niteliği oldukça değişmiştir. Artık şikayet ve istekleri sadece dinlemek yeterli olmuyor. Çünkü ülke büyümesinin gerçekleştirilmesi, halkın refah seviyesinin yükselmesi gibi konulara tatminkar cevap verebilmek; planlı, programlı çalışmak, verileri doğru değerlendirmek ve piyasayı kontrol altında tutmakla mümkündür. Bunları tam bir şekilde değerlendirmek, meselelere doğru teşhis koymak ve alınacak tedbirleri etkili bir şekilde tatbik etmek gerekmektedir. Bu ise güçlü ve istikrarlı hükümetlerle başarılabilir.
Bu nedenle Milletvekili seçim kanununda %10 barajı korunarak, seçimlerden güçlü ve istikrarlı bir hükümet çıkaracak değişikliklerin seçimden önce muhakkak yapılması ülke menfaatleri açısından elzemdir kanaatindeyiz. Yapılacak değişikliklerde Fransa’daki iki turlu seçim sistemi getirilebilir veya ittifaklara ve seçim birleşmelerine izin verilebilir.
Mecliste gurubu bulunan siyasi partilerin Sayın Genel Başkanlarının ve tüm Milletvekillerimizin objektif düşünerek, öncelikle milletvekili seçim kanunu ve SPK’da ihtiyaç duyulan değişiklikleri yapmak hususunda gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyoruz.
Yüce meclisin gerekli hassasiyeti göstermemesi halinde, geriye sadece milletin sandık başında göstereceği sağduyusu kalıyor. umuyoruz ki bu sağ duyu, güçlü hükümet çıkarabilecek meclisi oluşturabilsin.
Bir seçime daha merhaba...













ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002