Kasım 2008

Ö T E S İ

 

22.10.2017 



KİTAP : Nisan - 2004

Bekirağa Bölüğü’nden Türkistana Enver Paşa’nın Yaveri Muhiddin bey’in hatıraları

Dr. Yusuf Gedikli - Ufuk Ötesi Yayınları 

YAVER Bekirağa Bölüğü’nden Türkistana Enver Paşa’nın Yaveri Muhiddin bey’in hatıraları
Ufuk Ötesi yayınlarının 6. Kitabı olan YAVER Dr. Yusuf Gedikli tarafından Enver Paşa‘nın yaveri olan Muhiddin Bey‘in hatıratıyla ilgili bilgi ve belgelerle titiz bir çalışma sonucunda hazırlandı.
Muhiddin Bey, Bartınlı bir yedek subaydır. Evvela Nuri Paşa‘nın yaveri olmuş, sonra Halil Paşa‘ya intisap etmiştir. Halil Paşa ve Küçük Talat (Muşkara)’la birlikte tutuklu bulunduğu Bekirağa Bölüğü‘nden 9 ağustos 1919 tarihinde firar etmiş, Ankara, Sivas, Erzurum, Nahçıvan yoluyla Bakü’ye vasıl olmuştur. Halil Paşa ile Bakü, Karabağ, Moskova, Tuapse, Batum arasında gidip gelmiştir. Daha sonra Enver Paşa’nın yaveri olmuş, 28 eylül 1921’de Batum’dan Hacı Sami ile beraber Türkistan yolculuğuna çıkmıştır. Türkistan’da Enver Paşa’nın yanında bulunmuş, Şarki Buhara hadiselerine bizzat iştirak etmiştir. Bilahare Enver Paşa tarafından Afganistan’a özel temsilci olarak gönderilmiş, 14 şubat 1922 tarihinde Afgan hududunu geçmiştir. Paşa’nın şehadetini orada haber almış ve elbiselerini İstanbul’da ki ailesine ulaştırmıştır.
Muhiddin Bey, Afganistana vardıktan sonraki hadiseleri yazarken hemşehrisi Bartınlı Halil Efendinin raporlarından ve Enver Paşanın Liva’ül-İslâm dergisinde neşrettiği yazılardan da faydalanmıştır. Muhiddin Bey dönüşünde hükümete bir rapor vermiş, Kâzım Karabekire de bir özet rapor takdim etmiştir. Daha sonra hatıralarını 12 teşrin-i sani (kasım) 1923-23 kânun-i evvel (aralık) 1923 tarihleri arasında Vakit gazetesinde Bekirağa Bölüğü’nden Türkistan’a başlığıyla tefrika etmiştir.
Muhiddin Beyin hatıralarının kıymeti, hadiselerin görgü şahidi olmasında ve belgelere dayanmasındadır. Bu tür hatıralarda olduğu gibi seyahat intibalarını anlatması da hatıralarının özelliklerinden birisidir. Ufuk Ötesi olarak Enver Paşa‘nın Türkistan harekâtına birinci elden ışık tutan bu hatıraların ilgiyle takip edileceğinden eminiz.
İsteme adresi: Alemdar Mah. Çatalçeşme sk. Nu:16/2 34300 Cağaloğlu - İSTANBUL
Tel: 0.212.514.2410-11
Fax: 0.212.520.7147
İnternet: www.ufukotesi.com
e-posta : ufukotesi@ufukotesi.com


5. Tim

Abdullah Ağar - Epsilon Yayınları: 0. 212.519.6848  

Güneşin doğmasını isteyenlerin mücadelesi Türkiye’yi bölüp–parçalamak için yüzyıllardır plan yapan sözde dostlarımız ve düşmanlarımız, içimizde bulunan hainleri her zaman kullanmışlardır. Osmanlı Devleti döneminde yaşanan olaylar tarihte yerini almış olsa bile hala milletimizin hafızasında canlı olarak yaşamaktadır. 1923’te Türk Milletinin canı kanı pahasını paçavra haline getirdiği Sevr Anlaşması’nı tekrar diriltmek için planlar ve projeler devamlı olarak üretilmiş, binlerce yıldır üzerinde yaşadığımız bu topraklar üzerinde ajanlar daima cirit atmış ve bundan sonra atacaktır. Türk Milleti açık düşmanlarla birlikte, sözde dost, özde haince emelleri bulunanlarla da savaşmak-boğuşmak zorunda kalacaktır. 5.Tim; Mekteb-i Harbiye’den pırıl pırıl ve hizmet aşkıyla dolu olarak mezun olan bir Teğmen’in ilk görev yeri olan Güneydoğu’da açık-gizli düşmanlarla yaptıkları mücadeleyi anlatıyor. Kitapta; Anadolu’nun çeşitli yerlerinden gelen Mehmetler’in vatan söz konusu olduğunda nasıl bir Mehmetçik haline geldiklerini, yol kesip haraç alarak, öğretmen, doktor, asker sivil demeden ölüm kusan, köyleri basıp kadın erkek, genç yaşlı, demeden kundaktaki bebeklere kadar herkesi katleden ve askeri gördüğü anda da ortalıktan toz olmayı büyük maharet sayan adına PKK denilen organize suç şebekesinin ardında kimlerin olduğunu, ilk başlarda vur-kaç (gayri-nizami harp) taktiği uygularken birkaç yıl içinde Türk Ordusuna karşı cephe savaşı vermeye kalkışmasını-kalkıştırılmasını bulacaksınız. Kitabın yazarı Abdullah Ağar; Teğmen olarak 1989 yılında mezun olduğunda henüz organize suç şebekesi olan PKK’ın yapmaya çalıştığı bölücü terörün ve diğer bölücülüklerin ne anlama geldiği pek çokları tarafından anlaşılamamıştı. Yazar, ilk kıtası olan Bolu Komando Tugayı’na ayak basar basmaz Güneydoğu’ya, Güneydoğu’ya vardığı ilk gece de operasyona çıktı. Bestler, Gabar, Deve Geçidi, Siirt, Hani, Lice, Kulp, Ergani, Dicle, Cudi ve Kuzey Irak’ta geçen 6 yılın sonunda, beline aldığı 3 kurşun yarasından oluşan bir nişanla dağdan inerken, komutanlığını yaptığı birliklerden de 25 gazi ve 11 şehidi vardı. Abdullah Ağar; Harp Okulu’nu bitirdikten sonra sırasıyla Kara Kuvvetleri’de Piyade ve Komando birliklerinde ve Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görev yaptı. Epsilon Yayınları: 0. 212.519.6848


Kerkük'ten Damlalar

Süleyman Öcal - Türk Edebiyatı Vakfı yayınları 

Kitap, 1933 yılında Kerkükte doğan yazarın milli, dinî, fikrî, tarihî, dünyevi hususlarda kaleme aldığı makalelerden oluşmaktadır. Yazar Türk-Arap ilişkileri ve İngiliz emperyalizmi hakkında ilgi çekici görüşler ortaya koymaktadır. 132. sayfadaki “Türk-Arap dostluğunu baltalayanlar”, 256. sayfadaki “Kızılbaş meselesi” isimli makaleler bilhassa dikkate değerdir. Güzel bir dil ve hoş bir üslupla yazılan kitaptan aldığımız mühim bir pasajı okuyucularımıza sunmak istiyoruz: Suudi Arabistanlı bilgin Şaravi, Türk askerinin emperyalistlerle beraber Koreye gidişini eleştirenlere şu güzel, mantıklı ve isabetli cevabı vermiştir: “Türk askerinin Koreye gitmesinde ilahi hikmetler vardı. Zira 20. asırda putperest Korede Allahu Tealanın bazı müşrik kullarını ezelî defterinde, yani levh-i mahfuzda savaşa giden bu mutlu insanların hidayete erdirme iradesi vardı. İşte Türk askeri bu emr-i ilahiyi yerine getirmiştir.” (114. s.). Bu hususu nakleden Öcal, aynı mevzuda şu hatırasını nakleder: “Ben o tarihte Kerkükte iken, Korede olan bitenleri Türkiyeden gelen gazetelerden günü günü takip ederdim. Mehmetçiğin cephede cemaatle namaz kılışını, bir cepheden başka cepheye giderken seyyar minarelerini askerî araçlarının arkasına takıp taşıdıklarını o günlerin gazete sütunlarından okuduğumu, resimlerini de hâlâ görür gibi olduğumu bildirince beni bırakıp gittiler.” (114. s.). Söz Koreden açılmışken Korede İslamiyet hakkında o zaman Türk birliğinin imamı olan Zübeyir Koçun İslam mecmuasındaki şu makalelerini alakalısına haber verelim: 1. “Korede İslamiyetin istikbali”, İslam, mart-nisan 1958, 15-16. sayı, 26. s. 2. “Korede bir İslam misyoneri”, İslam, ekim-kasım 1956, 7. sayı, 22-23. s. 3. “Yılmak bilmeyen bir Japon İslam mücahidi Tel Sakuna” , İslam, şubat 1957, 9. sayı, 15-17. s. 4. “Tokyoda bir cuma namazı”, İslam, mart-nisan 1957, 10. sayı, 16-17. s. Koredeki Müslümanlık hakkında yazılmış bir kitap da Koreli Müslüman, Hee Soo Lee’nin İslam ve Türk Kültürünün Uzak Doğuya Yayılması (TDV y., Ankara 1988, 349 s. ve 5 ek) kitabıdır.


*

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
           
       
 
   

Karahan 2002