|
|
|
O, “adam gibi adam” değildi
|
Kemal’in sevdikleri de vardı, hiç şüphesiz sevmedikleri de. Üstelik sağlığında pek çok dostu (!) ona kazık atmıştı. Ama 20 yıldan fazla yakından tanıdığım Kemal’in ağzından hiç kimsenin aleyhinde tek bir hece bile duymadım. |
Bünyamin Aksungur-Cenazenin kılınacağı camiyi, herkes gibi, biz de güç belâ bulabilmiştik. İstanbul’un pek bilinmeyen, ücra köşelerinden birindeydi. Ama cenazede en az 3000 kişi vardı… Demek Fatih Camii’nde kılınsaydı, bunun en az on katı insan toplanırdı.
O kadar çok seviliyordu Kemal Çapraz…
Cenazesine katılan pek çok dostu, sanki ağız birliği etmişçesine “ ADAM GİBİ ADAMDI” diyerek Kemal için gözyaşı döktüler…
Yanılıyorlardı… Kemal “Adam gibi adam” değildi… Asla değildi… O ADAMDI… “gibi” değildi.
Kemal’in sevdikleri de vardı, hiç şüphesiz sevmedikleri de. Üstelik sağlığında pek çok dostu (!) ona kazık atmıştı. Ama 20 yıldan fazla yakından tanıdığım Kemal’in ağzından hiç kimsenin aleyhinde tek bir hece bile duymadım.
Yine hiçbir kimseden onun hakkında tek bir kötü söz işitmedim. Bu çok önemli… O bir Türk milliyetçisiydi… Türk Dünyası ve Türk insanına sevdalıydı…
Türk milliyetçiliğinin karşısında olup da Kemal’i tanıyanlar bile hep müspet konuşurdu hakkında…
Türk Dünyasının pek çok bölgesine gitmişti. 90’lı yıllarda Çuvaş gibi, Şor gibi, Kreşin Tatarları, Kırımçaklar gibi pek çok Türk boyunun adını ilk kez Kemal’in kaleminden okuyup öğrenmiştik.
En büyük Türk aydınları bile dış Türkler olarak Kazak’ı, Kırgız’ı, Özbek’i, Uygur’u bilirlerdi. Devşirme aydınlar bunlardan da habersiz, dünya barışı, yeşil çevre, nükleer santraller ve Afrika meseleleriyle romantik ilişki içindeydiler. Söz gelimi zamanın TRT spikeri bir Azerbaycan Türküne “Türkçeyi nerede öğrendiniz?..” gibi sorular sorabiliyordu.
Kemal ise o yıllarda gittiği her seyahatten birkaç yeni Türk boyunu daha keşfetmiş olarak dönerdi. Artık o bile yetişemiyordu ki, bir gün “Artık yeni bir Türk boyu daha duymak istemiyorum” şaka sözünü söyleyecekti!
Rahmetli Ebulfeyz Elçibey’in onunla yaptığı röportajda söylediği gibi “Asıl gayemiz Türk’ü Türk’e tanış etmektir” sözü; Kırım’da, soğuk havada çadır kentte yaşayan soydaşımıza sorduğu “Çocuğunuz üşüyüp hasta olmaz mı?..” sorusuna “Vatan toprağı beyim, üşütmez” cevabıyla nasıl sarsıldığını hep anlatırdı…
Bir keresinde Kırım’da beraberdik. Rahmetli Safiye Nezetli teyze yere yığılmıştı da Kemal’le elinden tutup kaldırmak istemiştik. Safiye teyzenin “Bırakın! Ben kendim kalkarım… Burası benim vatanım!” deyişiyle ne kadar duygulanmıştık.
Sonraları defalarca Kırım’a gittim. En son geçen yaz Kırım’daydım. Bahçesaray’da, Akmescid’de, sık sık insanlar yolumu kesip sadece iki kişiyi soruyorlar, selâm söylüyorlardı: Celal İçten ve Kemal Çapraz…
Kırım Türkleri Kemal Çapraz için çok özel öneme sahipti. Ve onlar da çok seviyor ve aileden biri gibi görüyorlardı onu. Yalnızca Kırım Türkleri mi, Türk Dünyası’nın her boyunun manevî üyesi, evlâdıydı Kemal. Cenazesinde tabutunu süsleyen bayraklardan belli değil mi?
Dileğim odur ki Kemal Çapraz’ın hatıraları, özellikle Türk Dünyasında yaşadıkları, notları ve röportajları toplanır ve Bozkurt albümünün yanı sıra onlar da yayınlanır.
Kim bilir… Kim bilir değil, muhakkak yukarılarda bir yerde 5 yiğit erle birlikte görkemli bir hoşgeldin kutlamasında olan Kemal de, yanındaki 5 yiğit Türk de gururla seyrederler bir elinde “Kemal Çapraz’ın Sevdası Türk Dünyası”, öbür ellerinde de Bozkurt Albümü taşıyan gençleri…
Kemal’imi “Hoşgeldin oğlum” diye kucaklayan bu 5 yiğit de kim ola diye soracaksınız, biliyorum. Ama az çok siz de tahmin ediyorsunuz onları…
Onlar Kemal’den çok önce Uçmak’a vardılar
Cengiz Aytmatov
Ebulfeyz Elçibey
Alparslan Türkeş
Ve
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Ve elbette..
Kürşad!..
Rahat uyuyun… Türk milleti elbet bir gün sizlere lâyık olacaktır.
|
Bu haber 15201 defa okundu.
|
Ufuk Ötesi : 2008 / 11
|
|
|