Kasım 2008

Ö T E S İ

 

14.12.2019 



Göktürk’e büyük haksızlık


Yeni yasa ile kapanması ya da Eyüp Belediyesi’ne bağlanması gündeme gelen İstanbul’un cennet köşelerinden Göktürk’te herkes isyan halinde.

Her iki alternatifin de Göktürklülere eziyetten başka bir şey getirmeyeceğini belirten Göktürk Belediye Başkanı Mustafa Gül, “Yapılanma düzenli, binalar sağlam. Örneği olmayan Göktürk Belediyesi kapatılamaz. Kapatılmamalı” dedi. Gül şöyle konuştu: “Göktürk, referandumda yüzde 90 evet oyu ile belediye oldu. Kanuna göre kapatılması gereken belediyelerin nüfusunun düşük olması, ekonomik gelirlerinin olmaması, borçlu olması gerekiyor. Oysa Göktürk bu tariflere uymuyor. Nüfusu 16 bin 700, Avrupai bir kent.” Göktürk Belediyesi’nin kapatılmayıp Eyüp Belediyesi’ne bağlanmasının da vatandaşa külfet getireceğinin altını çizen Başkan Gül şöyle devam etti: “Göktürk ile Eyüp arası 22 kilometre. İnsanların geliş gidişleri, mesai ve maddi kayıpları ile en ufak işlem yaptırmak için şehir trafiğinin içine girmesi eziyet demek. Biz kedi yağımızla kavrulup, borçsuz bir belediye olarak kendimizle gurur duyarken, borçlu bir belediyenin içine yama yapılacağız. Göktürk Belediyesi kapatılamaz.” Göktürk Tarihi Göktürk Beldemiz İstanbul ilinin Avrupa yakası sınırlı içinde olup, doğusunda Kemerburgaz ile komşu, kuzeyinde sulama göleti bulunan, doğa ile bütünleşik yapı içinde her yönden ormanlarla (Belgrad Ormanları ) kaplı, hızla gelişmekte olan bir beldedir. Kent merkezine ( Taksim) 25 kilometre, Tem otoyolu Hasdal kavşağına ise sadece 10 kilometre mesafede bulunmaktadır. Karadeniz kıyısına olan uzaklığı ise 17 km.dir. 1958 yılına kadar adı Petnahor olan beldemizin ismi bu tarihte devlet tarafından “GÖKTÜRK” olarak değiştirilmiştir. Petnahor ismi Rumca kökenli olup, “Horozlu Köy” anlamına gelmektedir. Yörenin en yaşlıları bu köyde çok eskilerde bolca horoz çiftliği bulunduğundan bu isim konmuştur. Beldemizin en eski eserlerinden olan, 1605 yılında Darusade Ağası Hacı Mustafa Ağa tarafından yaptırılan cami ve çeşme ile beldemizin ambleminde yerini bulan ve sembolleşen 711 metre uzunluğunda ve 25 metre, yüksekliğinde 2 katlı tarihi su kemerleri bulunmaktadır. Göktürk Beldesinde bulunan su kemerlerinin çok az bir bölümü eski roma temeli üzerine oturtulmuş olmasına rağmen tümü Osmanlı eseridir. Mimar Sinan tarafından eski temeller üzerine yaptırılan su kemerleri, 1563 yılında sel felaketinden sonra yine Mimar Sinan tarafından tamir edilmiştir. Göktürk Beldesi daha önceki yıllarda köy statüsünde iken 1994 yılında Belde Belediyesi olmuştur. Belde doğal güzelliği bakımından çok değerli ve zengin bir yapıya sahiptir. Sık orman dokusunun yanı sıra, su kaynakları yönünden de çok zengindir. Beldenin içinde toplam 20 tane irili ufaklı içme suyu kaynakları bulunmaktadır.


Bu haber 6546 defa okundu.

Ufuk Ötesi  : 2008 / 04

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002