Kasım 2008

Ö T E S İ

 

10.12.2019 



Şehit Kemal Bey’in emaneti Hakk’a yürüdü


Boğazlıyan Kaymakamı Milli Şehit Kemal Bey’in kızı Müşerref Gürenci Hanım 3 Şubat 2008 günü aramızdan ayrıldı.

Ecz. Celal ÖCAL-Memleketin kurtuluşunu, geleceğini, saadetini, ilerleme ve gelişmesini hayat tarzı kabul eden ve suikasta maruz kalarak şehit edilen yöneticilerin geride bıraktığı eş ve çocukları milletin ve devletin emanetindedir. Büyük idealler arkasında hayatlarını feda eden zevatın aile ve evlatlarının acılarını teselli etmek, onları mükâfatlandırmak, benzerlerini gayrete getirmek yönünde milletin şükran hislerini gösterir. Atatürk’ün “TBMM, onların fakir fukara durumuna düşmemesi için gereğini yapar.” (1) sözü doğrultusunda, Ermeni terör örgütleri tarafından şehit edilen Osmanlı yöneticilerine TBMM, 27 Haziran 1926 tarihli ve 405 sayılı resmi gazetede yayımlanan “Ermeni suikast komiteleri tarafından şehit edilen veya bu uğurda suver-i muhtelife ile duçar-ı gadrolan ricalin ailelerine verilecek emlak ve arazi” hakkında kanun çıkartır. Talat Paşa, Cemal Paşa, Cemal Azmi Bey, Bahaeddin Şakir, Cemal Paşa’nın yaverleri Süreyya Bey ve Nusret Bey, Sait Halim Paşa’nın ailelerini kapsayan yirmi bir kişiye aylık bağlanır. Ermeni Sevk ve İskân kanununun uygulamasıyla ilgili olarak daha önce yargılanmış ve beraat etmiş, Istanbul’un işgal edildiği, Damat Ferit hükümetinin iş başında bulunduğu bir ortamda uygulanan kurban siyasetinin, İngilizlerin baskısı, yalancı şahitlerinin delaletiyle aramızdan aldığı Türk bürokratlarına da aynı ilgiyi gösterir. Tehcir meselesinden dolayı Kürt Mustafa’nın riyaset ettiği Divan-ı Harp kararıyla idam edilenler hakkında da kanun çıkartılır. Urfa Mutasarrıfı Nusret Bey, Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey ve Muhakemesinin hini cereyanında firar ve intihar eden Dr. Reşit Bey’in aile mensupları olarak yirmi kişiye ömür boyu vatani hizmet tertibinden şeref aylığı bağlanır. Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey ve Urfa Mutasarrıfı Mehmet Nusret Bey de Milli Şehit ilan edilir. TBMM bu kanunları çıkartırken bağlanacak aylığın “şehit edilen zevatın en müreffeh zamanındaki hal ve şanını itibara alarak” maaş bağlamaya , “firari Ermenilerin mallarından ” maddi yardım yapmaya da özen gösterir. Bu şekilde TBMM şehitlerin bu cezaları hak etmediklerini, mahkeme kararlarının düzmece olduğunu ve esas suçluların Ermeni komiteleri olduğunu gösterir. Sözde soykırım iddialarının düzmece olduğunu ve suçlu görülerek idam edilen veya suikasta kurban edilenlerin de bu konuda bir suçlarının olmadığını teyit eder. Atatürk’ün TBMM’nin kadirşinaslık ve vefa örneği olan bu kanunlar, asılsız Ermeni soykırım iddialarıyla mücadelede ve uygulanacak stratejide de esası teşkil eden her siyasetçinin ve ilgili bürokratların ve söz söyleme durumunda olanların da bilmesini gerektiren önemdedir. Belirttiğimiz iki şehit gurubuna dâhil kırk bir kişiden muhtemelen hayatta kalan son temsilci de 3 Şubat 2008 günü aramızdan ayrıldı. İlgili kanunda adı “Şehidi millî” ifadesiyle geçen Boğazlıyan Kaymakamı Milli Şehit Kemal Bey’in kızı Müşerref Gürenci Hanım 5 Şubat 2008 günü Bornova kabristanına defnedildi. Babasının idam sehpasındaki son sözleri “çocuklarımı asil Türk milletine emanet ediyorum, eminim bu kahraman millet gereğini yapacaktır” olmuştu. Millî vasiyet yerine getirilmiş, idamın hemen ardından önemli bir miktarda yardım parası toplanmış. Ayrıca TBMM babası için de kanun çıkartmıştı. Parasız yatılı okula kabul edilmişlerdi. Hisselerine önemli bir miktar para düşmüş, ömür boyu şeref aylığı bağlanmıştı. Atatürk’le dedesi görüşmüştü. Kendini tanıttığında devletin en üst yetkilileri tarafından hemen kabul ediliyordu. Celal Bayar ve Şükrü Saraçoğlu ile de görüşmüştü. 31.8.1931’de Cumhuriyet gazetesinde “Unutulmayan adamın gelin olan kızına” başlığıyla Aka Gündüz, babasının unutulmadığını, kendilerinin de önemli bir misyonları olduğunu belirten önemli bir yazı yazmıştı. Kadıköy Mahmut Baba mezarlığında bulunan Milli Şehit Kemal Bey’in kabrini Mülkiyeliler Birliği yaptırmış, bu şekilde meslektaşlarının yanında olduğunu göstermişti .(Milli Şehidimizin Anıt Mezarı- Milliyet 17 Aralık 1973) 1973’den sonra Milli Şehit Kemal Bey unutuldu, unutturuldu. Arkadaşımız Aydil Erol’un verdiği bilgi ve yaptığımız röportajla başlayan dostluğumuz 15 yıl sürdü. (2) Müşerref Gürenci Hanım’ın İzmir valiliği ve Devlet protokolünde yeri olmalıydı. İlgililer bilgilendirildi. Fakat devir değişmiş, Orhan Pamuk’lar, Halil Berktay’lar, Elif Şafak’lar ortaya çıkmaya, Boğazlıyan Kaymakamı Milli Şehidimiz Mehmet Kemal Bey sanki Ermeni geçici Sevk ve iskân kanununun sorumlusu imiş gibi hakkı olan ilgiyi görmemeye başlamıştı. Asılsız Ermeni Soykırımı iddialarıyla ilgili oluşturulan kurul da çalışma yapmıyordu. Bir kısım öğretmen kuruluşları “ayrımcılık olur” gerekçesiyle uygulanmak istenen projelere destek vermiyordu. Öldürüldüğümüzle, devlet olarak saldırıya uğradığımızla, iftiraya uğradığımızla, şehit edildiğimizle kalmıştık. Cumhuriyetimizin 75. yıldönümü Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinde İzmir’de yaşayan en yaşlı şehit kızının İzmir Valisi, İzmir BŞB Başkanı, Ege Ordu Komutanları tarafından ziyaret edilmesi tekliflerimiz sadece vali yardımcısı düzeyinde gerçekleşmişti. Oğuz Kağan Köksal Müşerref Hanım’ı ziyaret eden ilk ve son İzmir valisi oldu. Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneği, Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ü Müşerref Hanım’ın konumu ve ziyaret edilmesi konusunda bilgilendirmiş ise de cevap alamadı. Müşerref Gürenci Hanım, İzmir Türk Birliği derneklerinin düzenlediği “Embiya Çavuş’un Türk Dünyası’nın Kültür Varlığı ve Yaşadığı Dram” sergisinin açılışını yaptı. (1998) “Bazıları Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in utancını Türkiye ye yeniden yaftalamak istiyor” diyen Tansu Çiller’in babası hakkında yaptığı gafa sessiz kalmadı. 28 Aralık 1996 tarihinde evinde basın toplantısı düzenleyerek protesto etti. 27 Eylül 2000’de ABD Temsilciler Meclisi Alt Komisyonu’nda sözde Ermeni Soykırım yasa tasarısı hakkında “asıl mağdur ben ve benim gibi nice binlerce Türk insanıdır” başlığıyla evinde basın toplantısı düzenledi. 29 Ekim 2002’de Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneği’nin düzenlediği “Yaşasın Cumhuriyet-Kartpostallarla Kurtuluş Savaşı” sergisinin açılışını gerçekleştirdi. 3 Şubat 2003 tarihinde “Kimse Boğazlıyan Kaymakamı olmak istemez” başlığıyla yazı yazan Milliyet gazetesi yazarı Güngör Uras’a da protesto mektubu gönderdi. Ceyhan Belediyesi’nin diktiği babasının anıtının açılış törenine Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş ile katıldı. (17 Mayıs 2003) Yazdığı Baba ve Piç romanıyla Türklüğe hakarete yeltenen Elif Şafak’ı da evinde düzenlediği basın toplantısıyla protesto etti. Milli Şehidimize sahip çıkan guruplar anma törenleri düzenliyor, idamın gerçekleştirildiği Beyazıd Meydanına mermer bir kitabe konulması yönündeki projeye, çok duyduğumuz bir ifade ile karşı çıkılıyor; İstanbul Büyük Şehir Belediyesi İstanbul’un bir dünya kenti olduğundan bahisle izin vermiyordu. Türk yurdunda Türklüğün yaşadığı tarihi bir hadise Türk insanından saklanıyordu. 8 Nisan 2007’de babasının idam edildiği Bayazıd Meydanında düzenlenen anma törenine temsilcisi eliyle katıldı. Sağlığı bozuluncaya kadar basın mensupları ve dostlarıyla hatıralarını, arşivini paylaşmaya özen gösterirdi. Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneği, şeref üyesi olan Müşerref Gürenci Hanım’ı tanıtmak yönünde yoğun çaba gösterdi ise de yetkililer ve ilgililer anlamadı. Oysa Ermeni lobisi tarihi şahsiyetlerine büyük önem veriyor, onları ABD Senatosuna kadar götürebiliyordu. O Türk milletine şehit emaneti, Türk Devletinin kadirşinaslık ve vefa örneği idi. Babasının idam sehpasındaki vasiyetinin Türk milletinin ve Türk devletinin yerine getirildiğini gördü ve yaşadı. Muharip Gazi Şükrü Karaca cenaze töreninde Mehmet Kemal Bey’in hayat hikâyesini okudu. “T.B.M.M istisnasız vatansever meb’usların oluşturduğu toplantıda 14 Ekim 1922 tarih ve 271 sayılı kanun ile Kemal Beğ’i “MİLLİ ŞEHİT” olarak tescil etmişlerdir. İşte merhume Müşerref Gürenci Hanımefendi, Türklüğün bu asil evladının bizlere, aziz Türk Milletine vasiyet ve emanet olarak bıraktığı en küçük kızı idi. Emanetine sahip çıkan yaslı siz devlet büyüklerim ile aziz Türk Milletine, evlatlarına ayrı ayrı baş sağlığı diler, Merhumeye Cenab-ı Allahtan rahmet ve mağfiret niyaz ederim Yaşasın Türk Milleti…” sözleriyle tören sona erdi. Türkiye Cumhuriyeti bu şehitlere sahip çıkarak Ermeni çeteleri ve taraftarlarına gözdağı verdi. Günümüz yöneticileri ve bu konuyu savunma durumunda olan ilgililer Atatürk’ün, TBMM’nin çıkarttığı iftihar ettiğimiz kanunlara hiç değinmemeğe özen gösteriyor, korkuyor. Ama biz korkmuyoruz. 1-TBMM’nin Ermeni komiteleri tarafından şehit edilenlerin ailelerine yaptığı yardımlar. Yrd. Doç. Dr. Erdal AÇIKSES-Ermeni Araştırmaları S.6 2002 2-Türk Dünyası Tarih Dergisi-Milli Şehit Kaymakam Kemal Bey’in kızıyla sohbet-Celal ÖCAL 1994 Nisan 88 S.38


Bu haber 4434 defa okundu.

Ufuk Ötesi  : 2008 / 03

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002