Kasım 2008

Ö T E S İ

 

07.12.2019 



Görkemli tören:Kültür Ocağı’nın kuruluşunun 20. yılı muhteşem şölen ve toplantılarla kutlandı


Milli ve üstün bir medeniyetin inşası için kültürel, akademik ve sosyal alanda yıllardır yılmadan çalışmalarını sürdüren KOCAV 20. yılını 3 Kasım gecesi Atatürk Kültür Merkez’inde kutladı.”

Akademisyen, bürokrat, iş adamı ve öğrencilerden oluşan 1500’ü aşkın seçkin davetlilerin aileleriyle katıldığı gece oldukça renkli geçti. Bir yandan KOCAV mensuplarının bir yandan Türk dünyasının buluşma noktası haline gelen geceye basın yoğun ilgi gösterdi. Geceye Anayasa Komisyonu Başkanı ve İstanbul milletvekili Burhan KUZU, Anayasa Komisyonu Üyesi ve Kayseri milletvekili Sadık YAKUT, Azerbaycan Başkonsolosu Dr. Sayyad Adiloğlu SALAHLI, eski milletvekili Nevzat YALÇINTAŞ gibi siyaset dünyasından da birçok ünlü isim katıldı. Tanıtım filminin gösterimiyle karşılanan davetliler, Vakıf Başkanı Avukat Dr. Ali Ürey’in konuşmasıyla vakfın 20 yıllık serüveni hakkında doyurucu bilgi edindiler. Konuşmaların ardından Türk dünyasına ve kültür hayatına katkıda bulunan isimlere plaketlerin verildiği 20. yıl şöleninde dünya halk oyunları birincisi Motif Halk oyunları ekibi performansıyla göz doldurdu. Halk oyunlarının ardından sahne alan Bünyamin Aksungur gecenin müzik ziyafetini başlattı. Son noktayı salonu dolduran KOCAV’lıları coşturan Esat Kabaklı koydu. Dört saat süren gece Kültür Ocağı’na hizmetleri geçen fedakâr kişilere plaketlerin verilmesiyle son buldu. KOCAV, davetlileri 20. yıl için hazırlanan özel hediye paketleriyle uğurladı. Süleymaniye Sempozyumu Kültür Ocağı Vakfı ve Eminönü Belediyesi’nin, müştereken düzenlediği “Ulusal Süleymaniye Sempozyumu” 23-25 Kasım tarihleri arasında tarihî Süleymaniye semtinde bulunan Darüzziyafe salonlarında gerçekleşti. Türk-İslâm Medeniyetinin zirvesi Süleymaniye semtini sadece turistik bir mekân olarak algılamayıp, semtin bu medeniyetin tüm tezahürlerini içinde tekrar barındıracak şekilde düzenlenmesini ve bu bölgeye gerekli ilginin çekilmesini amaçlayan sempozyum, 23 Kasım 2007 günü açılış konuşmalarıyla başladı. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı salonunda başlayan açılış konuşmalarında ilk olarak kürsüye Vakıf Başkanı Av. Dr. Ali Ürey çıktı. Ali Ürey, sempozyum katılımcılarına “Hoş Geldiniz” diyerek konuşmasına başlarken, medeniyetimizin zirvesi Süleymaniye semtine gerekli ilgiyi çekebilmek ve bu semtin tekrar eski günlerine kavuşması için çalıştıklarını sözlerine ekledi. Ardından kürsüye gelen Eminönü Belediyesi başkanı Av.Nevzat Er ise böyle bir organizasyonu Kültür Ocağı ailesi ile birlikte gerçekleştirmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi. Süleymaniye’yi ihya projelerinin olduğunu ve bunların uygulanmasının en yakın zamanda başlayacağını belirten Nevzat Er, oturumlar öncesi Süleymaniye semtini gerçekten önemseyen, çeşitli proje ve tebliğler ile bu projelere ortak olmak isteyen araştırmacıların yüreğine su serpti. Eminönü Belediye başkanının ardından ise kürsüye İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş geldi. Tarihî Süleymaniye semtini böyle bir sempozyumla gündeme getirenlere teşekkürlerini sunan Topbaş, Büyükşehir olarak Süleymaniye’ye ayrıca önem gösterdiklerini belirtirken, semtin tarihî silüetini bozmayacak projeleri hayata geçirmek istediklerini ve sempozyumda sunulacak tebliğlerin bu aşamada kendilerine ışık tutacağını sözlerine ekledi. Türk kültürüne hizmet etmiş iki şahsiyet, Prof.Dr.Semavi Eyice ve Prof.Dr.Oktay Aslanapa’ya ise açılış konuşmalarının ardından birer plaket verildi. Semavi Eyice’nin plaketini Büyükşehir Belediye başkanı Kadir Topbaş verirken, rahatsızlanıp açılış konuşmalarına katılamayan Oktay Aslanapa’nın plaketini onun adına Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Korkut Tuna’nın aldı. Açılış konuşmalarının bitmesinin ardından verilen ara sonrası ise açılış oturumlarına geçildi. İlk gün Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı salonunda gerçekleşen açılış konuşmalarına ve oturumlara ilgi beklenenden oldukça fazlaydı. Süleymaniye semti için büyük önem arz eden sempozyumu dinlemeye gelen misafirlerimiz, oturum aralarında Cemal Akyıldız hocamızın Gravürlerde "Süleymaniye ve İstanbul" sergisi, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı'nın "Osmanlı Asırlarında Süleymaniye" sergisi ve İTÜ Mimarlık Fakültesi Ögrencileri'nin "Proje Çalışmaları" sergisini gezme imkânı buldular. Açılış oturumlarının bitmesine müteakip katılımcılar ve misafirlerimiz için Osmanlı Mutfağı’nın güzide mekânlarından Darüzziyafe’de bir yemek verildi. 24 Kasım 2007 günü ise sempozyum, saat 09:30 itibariyle iki ayrı salonda tüm hızıyla devam etti. Sabah saatleri olmasına rağmen ilk oturumlarda dahi oldukça yoğun katılımın olduğu sempozyumun ikinci günü, dinleyiciler için oldukça renkli geçti. Sunulan tebliğlerde işlenen konuların Süleymaniye semtine ne gibi etkilerinin olduğu ve tartışıldığı gün içinde iki salonda, toplam on oturum düzenlendi. Yurdun çeşitli yerlerinden gelen hocalar ve genç araştırmacılar İstanbul’un tarihî semti Süleymaniye’ye gereken önemin verilmediği konusunda hemfikirlerdi. Birbirinden müstesna araştırmacıların sunduğu tebliğler Süleymaniye’yi ihya etme yolunda önemli adımların atılmasına sahne oldu. Bu sempozyumun ihya çalışmaları için bir vesile olmasını dile getiren araştırmacılar sundukları tebliğlerde sıklıkla bu konunun üzerinde durdular. Süleymaniye’nin tarihî, mimarî, sosyal açıdan incelendiği oturumlar, misafirlerin bu semtte yapılacak çalışmalar için umutla ayrılmasına vesile oldu. 25 Kasım 2007 günü Pazar tatiline aldırış etmeyip salonları dolduran dinleyiciler, Süleymaniye semtinin tarihî seyir içinde sanat, bilim ve kültürel manadaki önemine vakıf oldular. Araştırmacılar sundukları tebliğler bizi bir yandan 16. yy. Süleymaniye’sinin günlük hayatına götürürken, diğer yandan bu semtin kurucusu Osmanlı Mimarisi’nin en büyük ustası “Mimar Sinan” iyi dilekler içinde anmamızı sağladılar.. Oturumların yapıldığı salonlar dahi Sinan’ın eseri olunca araştırmacılar medeniyetimizin bu büyük mimarını anmadan geçemediler. Ondan ve hizmetlerinden bahsedilen oturumlarda devrin padişahı Kanunî Sultan Süleyman anılmadan olmazdı. Böylesine bir güzelliği bizlere emanet bırakan bu iki şahsiyete ve kurdukları bu semte layık olabilmek adına eserlerinin korunmasının ve bu semtin ihya edilirken tarihî görüntüyü bozmamak için yapılacakların önemle durulduğu oturumlar sanatın, edebiyatın ve kültürün Süleymaniye’sini gözler önüne serdi. Toplam dokuz oturumun ardından sempozyumun kapanış konuşmasını yapmak üzere kürsüye Prof.Dr.Selçuk Mülayim geldi.Süleymaniye semtinin bizler için öneminden bahseden Mülayim, semtin tarihî seyir içinde adeta bizlere birer fotoğrafını sundu. Prof. Dr. Selçuk Mülayim, semt ve bu semtin kurucusu ”Koca Sinan” hakkında verdiği malûmatlar salondakiler tarafından ilgiyle dinlendi. Seçuk Mülayim’i konuşmasının ardından alanında ilk olan bu tarihî sempozyum iyi dilekler ve umutlar içinde sona erdi. Sempozyumun bitimine hemen müteakip ise yurdun çeşitli yerlerinden gelen ve Süleymaniye’yi önemseyen araştırmacılar için tarihî bir mekan olan Sepetçiler Kasrında bir kapanış yemeği verildi. Birlikte yenilen yemeğin ardından sempozyumu kısaca özetlemek için kürsüye Kültür Ocağı Başkanı Av.Dr.Ali Ürey çıktı. Araştırmacılara sundukları tebliğler ve gösterdikleri ilgi için teşekkür eden Ürey, bu sempozyumun oldukça verimli geçtiğini ve hedeflerinin Süleymaniye’yi hak ettiği yere ulaştırmak olduğunu sözlerine ekledi. Ali Ürey’den sonra kürsüye gelen Eminönü Belediye Başkanı Av. Nevzat Er ise oldukça dolu geçen üç günün ardından sona eren sempozyumun kendileri açısından yol gösterici niteliği olduğunu ve yerel yönetimlerin her daim araştırmacıların projelerine ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bu bağlamda Süleymaniye sempozyumunu bir proje halinde belediyeye getiren Kültür Ocağı Vakfına teşekkürlerini sunan Er, konuşmasını katılımcılara gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür ederek bitirdi. İlk oturumundan son oturumuna kadar dolu salonlara hitap eden araştırmacılar ve beklenenden yoğun ilgi göstererek sunulan bu tebliğleri dinlemeye gelen misafirlerimiz Süleymaniye için atılan adımlardan mutlu ve umutlu olarak sempozyumdan ayrılmanın keyfini yaşadılar. Kültür Ocağı Vakfı ailesi ise Süleymaniye bahsinde üzerine düşen vazifeyi kusursuz bir şekilde tamamlanın haklı mutluluğu içerisindeydi.


Bu haber 3433 defa okundu.

Ufuk Ötesi  : 2007 / 12

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002