Kasım 2008

Ö T E S İ

 

18.11.2019 



AB'nin yeni hedefi Ayvalık


İnanç Turizmi projesi kapsamına alınan Ayvalık, bu projenin dillerde dolaşmaya başlamasıyla birdenbire önem kazandı. Ali Bey (Cunda) adasının kuzey kısmını oluşturan Patriciya bölgesinde bulunan kilise harabeleri değerli birer tarihî eser oldu.

Ayvalık Kuzey Ege’de Edremit Körfezi’ne bakan, tarihin ve edebiyatın kucak kucağa yaşadığı, Yunan mitolojisinin oksijen cenneti, dünya zeytin ve zeytin ürünleri sanayiinin önemli merkezlerinden biri. Aynı zamanda tam karşısında Midilli ile Yunanistan’a en yakın ilçemiz. Tertemiz havası, bol balığı, çevresine dağılmış sahil siteleri ile bir turizm merkezi görünümünde olan Ayvalık, cumhuriyet dönemiyle birlikte, hızla gelişmiş, çevresinde bir ticaret merkezi olma özelliği de kazanmıştır. Ayvalık’ın tam karşısında Ali Bey (Cunda) adası bulunur. Bu ada önceki Belediye Başkanı Ahmet Tüfekçi zamanında karayoluyla Ayvalık’a bağlanmış. Ali Bey adasının kuzey kısımlarını oluşturan Patriciya bölgesi Ali Bey adasının belirli bir kısmı ile yine eski belediye Başkanı Ahmet Tüfekçi Bey’in önerisi ve Bakanlar Kurulu kararı esasında millî park ilân edildi. Emlâk ve arsa ticareti yaparak toprak kapatanlar bu karar karşısında Tüfekçi’ye karşı harekete geçtiler. Başta Acar Holding olmak üzere Patriciya bölgesini, imara kapatıldıktan sonra bile çok düşük fiyatlarla satın alan Koç Holding, Cem Boyner gibiler eski belediye başkanına karşı bir kutsal ittifak kurma hazırlıklarına giriştiler. Daha sonra Koç Holding’in Migros mağazası önündeki otopark alanı büyük mesele oldu. Alan kamu arazisi olmasına rağmen Migros tarafından kullanılıyordu. Belediye meclisinde alınan bir kararla bu otopark alanı yeşil alan haline getirildi ve belediye tarafından hiçbir itiraz ka’le alınmadan Barbaros Hayrettin Paşa Parkı olarak düzenlendi. 2000’li yılların başında hükümetlerin “İnanç Turizmi” adı altında geliştirmeye başladıkları turizm projesi içine Ayvalık da dahil edildi. Ayvalık Kurtuluş Savaşı sonuna kadar Rum nüfusunun yoğun olduğu bir bölgeydi. Burada on bir Ortodoks Kilisesi, bir manastır, bir de Rum Akademisi vardı. Mübadele ile cemaati yok olan bu kiliseler ve akademi kendi kaderine terk edildi. İnanç Turizmi projesi kapsamına alınan Ayvalık, bu projenin dillerde dolaşmaya başlamasıyla birdenbire önem kazandı. Ali Bey (Cunda) adasının kuzey kısmını oluşturan Patriciya bölgesinde bulunan kilise harabeleri değerli birer tarihî eser oldu. Sözünü ettiğimiz holdingler, bu bölgeyi imar yasağına rağmen tamamıyla satın aldılar. Bölgeyi kapattılar. Şu anda imar yasağı devam ediyor. Patriciya tamamen holdinglerin malı... Şimdi aklımıza şu soru takılıyor; bu bölge imara kapalı ve millî park sınırları içinde olmasına rağmen, niçin holdingler tarafından satın alınmıştır? Millî park ilân edilen alanlar içerisinde kalan Taksiyaris, Ayazma, Aya Tiryaki, Aya Nikola kiliselerinin imarı ve restorasyonu için AB 1.000.000 Euro para yardımında bulunmuş. Şu anda Taksiyaris kilisesi Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Fakültesi tarafından restore ediliyor. Yakında diğerlerine de başlanacak. Taksiyaris kilisesinde ilk ayin 8 Mayıs 2004 tarihinde Midilli valisi ve metropolitinin iştiraki ile yapıldı. 14 Eylül 2004 günü ikinci ayin yine Midilli valisi ve metropolitinin iştiraki ile hem de Ayvalık’ın düşman (Yunan) işgalinden kurtuluş günü, nispet yaparcasına düzenlendi. Çok ilgi çekicidir ki, Türk ordusunun Ayvalık’a girişine karşı direnen ve o günkü çarpışmada öldürülen papazın anısı için düzenlenen bu ayine Ayvalık’ın yeni belediye başkanı da katılmış. Ayvalık, Yunan-Rum emelleri bakımından çok önemli bir kasaba, âdeta merkez bir üs görünümünde... Hatta Venizolos, Ayvalık’ı İzmir’den daha önemli buluyormuş. Ona göre Anadolu’nun işgali için elde tutulması gereken bir yermiş. Midilli adası Ayvalık’ın burnunun dibinde. Hızlı bir motorla beş dakikalık mesafede. Bu yüzden Midilli eyalet adasının valisi ve metropoli hemen her gün Ayvalık’talar. Oradan diğer kıyı kasabalarına; Edremit, Akçay, Altınoluk, Küçükköy, Dikili, Çandarlı gibi sık sık ziyarete gidiyor, ayinlere katılıyor, festivallerin şeref konuğu oluyor. Birdenbire hızlanan trafik 1999 yılında imzaladığımız Helsinki Anlaşması ile daha da yoğunluk kazandı. Kanunlarımızda yapılan değişikliklerde yabancıların toprak satın alma hakkının tanınmasından sonra, bu kıyı kasabalarımızda 14 bin 443 emlâk Yunan ve Rumlar tarafından satın alındı. Bunda ne var demeyin. İsrail devletinin bu şekilde toprak satın alarak kurulduğunu hatırlayın. Bütün bunları bir araya getirdiğimiz zaman, Ayvalık’ta bir şeylerin tezgâhlandığı ortaya çıkıyor. 1. Yunan ve Rum emellerinin karşısındaki en büyük direnme gücü olan eski Belediye Başkanı Ahmet Tüfekçi; holdingler, AKP, CHP, ANAP ve hatta MHP’nin bir kesiminin oluşturdukları kutsal bir ittifak ile belediye başkanlığından düşürüldü. 2. Belediye meclisine yeni bir karar tasarısı sunuldu. Ali Bey adası Patricia bölgesinin millî park alanı dışına çıkarılması isteğini taşıyan bu tasarı halen belediye meclisinin gündeminde bulunuyor. (Holdinglerin imara kapalı Patricia bölgesinde neden toprak satın aldıkları bu önemi ile açıklığa kavuşuyor. Yani alınan bu topraklar, inanç turizmi çatısı altında Yunan-Rum halkına fahiş fiyatlarla satılacaktır.) 3. Bu bölgedeki yerleşimden sonra Osmanlı döneminde Ayvalık için alınmış bulunan özerklik gündeme getirilecektir ve eski haklar geriye alınmaya çalışılacaktır. 4. On bir kilisenin hepsi restore edilecek ve ibadete açılacaktır. Fakat Akademinin kendi binasında açılma şansı yoktur. Eski Belediye Başkanı Ahmet Tüfekçi, bütün karşı koyma ve engellemelere rağmen akademinin harabe halindeki binasını tamir ettirmiş ve binayı Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına huzur evi armağan etmiş. Şu anda bina TSK Huzur Evi olarak faaliyetini sürdürüyor. Ayvalık ve dolayısıyla Kuzey Ege büyük bir tehdit altındadır. Biz bunu öğrenebildiğimiz ve bildiğimiz kadarıyla Türk kamuoyunun bilgisine sunmaya çalıştık. Elbette daha geniş araştırmalar yapılmalı, ilgililerden daha geniş bilgiler alınarak kamuoyuna duyurulmalıdır. Çünkü, Ayvalık Kuzey Ege’nin merkezidir. Harekât oradan başlatılacaktır. Artık işgaller topla tüfekle yapılmıyor, AB işgalin şeklini değiştirdi. Toprak satın alınması, sonra azınlık hakları ve işgal... Osmanlı’nın son döneminde azınlıkların yaptıklarını unutmayalım ve uyanık olalım.


Bu haber defa okundu.

Ufuk Ötesi  : 2004 / 10

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002