Kasım 2008

Ö T E S İ

 

18.11.2019 



Türk gençlerinin Köstence buluşması


Türk Dünyası Gençlik Kurultayı Romanya’da toplandı. Romanya’nın ve Dobruca bölgesinin incisi Köstence’de 11’inci Türk Dünyası Gençlik Günleri ve Kurultayı yapıldı.

Köstence’nin merkezindeki kültür merkezinde Romanya Azınlıklar Bakanı Kristian Jura ve Bölge Valisi Grigori’nin de katılımıyla Türk ve Romen bayrakları altında ve Türk ve Romen İstiklal Marşları okuyarak başlayan törenle açılmış oldu. Sonra Kazak ozan, Bekaris Soyuzbekov irticalen kurultaya maniler düzdü, taşlamalarda bulundu. Kurultayda ilk olarak, Türk Ocakları Genel Başkanı Nuri Gürgür’ün mesajı okundu. Bölge Valisi Grigori, konuşmasında, “Romanya’ya hoş geldiniz. Bu kurultay Türkiye-Romanya arasındaki olağanüstü ilişkilerin bir ifadesidir. Dünyadaki Türkler’in nüfusu 200 milyon olduğuna göre, biz Romenler de Türkçe öğrenmeliyiz. Köstence’de yüzyıllardır Türklerle sürekli işbirliği içindeyiz. Burada Türkler ve Romenler, fiziki olarak da kültürel olarak da acı çekmedi.” dedi. Romanya Azınlıklar Bakanı Kristian Jura ise Dobruca bölgesinde Türkler’in, Tatarlar’ın, Ukraynalılar’ın, Yunanlıların, Bulgarların, Ermenilerin, Rusların, Çingenelerin izleri olduğunu hatırlatarak, kurultayın Köstence’de yapıldığı sürecin çok önemli bir süreç olduğunu, çünkü 2004 yılının Romanya’da azınlıklar ve gençlerin yılı ilan ettiklerini söyledi. TÜRKLER, EŞİTLİĞİ ESAS ALIYOR Daha sonra Yürütme Kurulu üyesi Ekrem Abdullayev ve eski başkanlardan Talgat Ahmet konuştu. Kurultayın fikir babalarından biri olan Talgat Ahmet, “Ruslar, Rusların üstünlüğünü esas aldığı için Sovyetler Birliği dağıldı, Sırplar da Sırpların üstünlüğünü esas aldığı için Yugoslavya parçalandı. Biz eşitlik taraftarıyız. Onun için Türk Dünyası’nın geleceği parlaktır. Türk Dünyası’nın kültürel birikimi, dünyadaki birkaç stratejik küresel güçten biridir. Biz, yeni nesillerimize ruhi, ahlaki değerleri aşılayarak, bilgi ve teknoloji üreten bir güç haline gelmeliyiz ki, Türk halkları özgür olabilsin. Yine İslam dini ile Türk halklarının gücünü birleştirmeliyiz. Biz bir olursak başka güçler de bizi hesaba katmak zorunda kalır. Birkaç ay önce Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, Tataristan’a geldiğinde ‘Türk halklarının geleceği, bir olmalarına bağlıdır’ dedi. Hangi sistemde yaşarsa yaşasın, Büyük Türkiye’nin Türkleri’nden Teleut Türkleri’ne kadar herkes aynı sözde birleşmelidir: Biz benge, biz bengemiz! Biz biriz, biz ebediyen varız.” Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Ömer Zeytinoğlu, Dünya Türk Gençleri Birliği kurucularından Yakup Deliömeroğlu, Türk Romen Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Tamer Atalay, Dobruca Türk İşadamları Derneği Başkanı Sabit Daniş, Kazakistan ve Azerbaycan’ın Bükreş Büyükelçileri de kısa konuşmalarla kurultaya başarılar dilediler. Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı Türk Dünyası Müzik Topluluğu da salonda bulunanlara Türk Dünyası’nın dört bir tarafından derlenen türkülerle bir müzik ziyafeti sundu. 11’inci Türk Dünyası Gençlik Kurultayı’na da “Köstence’deki Türkiye Başkonsolosluğu ile koordineli olarak” Romanya Demokrat Türk Birliği ve Romanya Müslüman Tatar Türkleri’nin Demokrat Birliği adlı dernekler ev sahipliği yaptı. Başkonsolos, Serap Ataay, kurultayın ilk gününden, son gününe kadar kafileyi hiç yalnız bırakmadı, Her faaliyete katıldı ve hiçbir sorun yaşanmaması için elinden gelen gayreti gösterdi. BURADA BİR ÖLÜ YATMIYOR Biraz sonra, şehrin Müslüman mezarlığına gidiyoruz. Fatihalar okuyarak, 1878-1931 yılları arasında yaşayan Kırımlı Halk Şairi Mehmet Niyazi’nin mezarına varıyoruz. Duayı Tatar gazeteci Devletgiray yapıyor. Mezar taşında Kırım haritası var. Mezarın üzerine, Çorabatır’ın şu dörtlüğü kazınmış. Yolcu Taptap geçme; tokta tüsün mında bir öliy yatmay Yeşil yurtta şavle saçkan kuyaş saklanıp tura Niyazi dep geçip ketme, oga tarih kin kesniy Cuv cüreğin kattıratkan; o bir otlav, bir bora. Daha sonra Babadağ’a geçiyoruz. İlk olarak Gazi Ali Paşa Camii’ni geziyoruz. Cami 1995-98 arasında Türkiye tarafından restore ettirilmiş. İnşa tarihi 1603. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra Ruslar’ın eline geçmiş ve müze yapılmış! SARI SALTUK TÜRBESİ Gazi Ali Paşa Cami’inden çıktıktan sonra heyecanla Sarı Saltuk Türbesi’ne doğru yürüyoruz. Peki kimdi Sarı Saltuk ve beni niçin bu kadar heyecanlandırmıştı? Sarı Saltuk, askeri fetihlerden önce, Balkanları gönülden fetheden kişiydi! Sarı Saltuk, Yıldırım Bayezid, İkinci Murat, İkinci Bayezid, Fatih ve Kanuni gibi Osmanlı padişahlarının seferlerden önce, mutlaka kabrini ziyaret ederek himmet istedikleri bir Türk ulusu idi. Cem Sultan onun menkıbelerini kitaplaştırmak için Ebu’l Hayr-ı Rumî’yi görevlendirmişti. Ebu’l Hayr, Anadolu ve Rumeli’yi 7 yıl dolaşarak “Saltukname”yi hazırlamıştı. Şimdi Saltukname’yi kimse bilmese de Sarı Saltuk unutulacak kişi miydi! Osmanlı-Türk medeniyetini kuran insanların gözünde de büyük bir şahsiyet olan Sarı Saltuk beni nasıl heyecanlandırmazdı. 11’inci Türk Dünyası Gençlik Kurultayı’nın daha sonraki oturumlarında Türk Dünyası’nın bütün delegeleri söz aldı. Notlarım arasında bulunan konuşmaların özeti şöyle: Fin-Oğur federasyonu Başkanı Vasili Petrov: “Biz, Altay kökenli Fin-Oğur kavimlerinin gençleri olarak bir federasyon kurduk. Biz de Dünya Türk Gençleri Birliği Çatısı altında bulunmak için buradayız. Fin, Oğur kavimleri, Finliler, Macarlar, Çuvaşlar, Estonyalılar, Laplar, Marieller, Udmurtlardır. Türk Dünyası zannettiğimizden çok daha büyüktür.” Çuvaşistan’dan Oleg Tisiplinkof: “Devlet bizi bu tür ilişkilerde destek vermediği gibi artık rahatsız da etmeye başladı. 2 önemli problemimiz var. Bizim Çuvaş gençleri Ruslaşıyor. Çuvaşların yüzde 9’u ana babası Çuvaş da olsa “Rusum” diyor. Bu durum, Çuvaş Cumhuriyetinin politikalarından kaynaklanıyor. Bütün yaptıklarımız geri gidiyor. Çuvaş Türk Lisesi’ni kapattılar. Türk Dili Merkezini de kapattılar. Çuvaş Üniversitesi’nde Türk Dili Bölümü kapanmış. Bazı problemlerimizi Rusya gündemine taşımakta zorlanıyoruz, dünya kamuoyunun gündemine taşımalıyız. İkinci olarak Çuvaş nüfusu azalıyor! 1990’da 2 milyonduk. Doğum oranları ölüm oranlarının altında olduğu için nüfusumuz 150 bin azaldı. Rusya bu problemle ilgilenmiyor. Böyle giderse 150 sene sonra Çuvaş halkı kalmaz, yok olur. Çuvaş dili Ural-Altay grubunun en eski dilidir. Birçok eski dil öldü; Çuvaş dili hala yaşıyor. Bu itibarla Çuvaş dili dünyanın bir parçasıdır, yok olacak. Bu sadece bizim değil bütün insanlığın problemi olarak görülmelidir.” Tataristan’dan Azadbeg: “Haziran’da Dünya Tatarlar Kurultayı yapıldı. Öze dönüş başladı. Tatar tarihi ve kültürel değerleri ile ilgilenen Tatar gençlik hareketi sayesinde vatan bilinci yerleşiyor. Ana dilde eğitime ilgi büyüyor. Bizim ideolojimiz milli değerler üzerine kurulmalıdır. Şiir söylemek, kitap okumak gibi faaliyetlere gençler ilgi göstermiyor, farklı yöntemler kullanmak gerekir. Buraya gelmeden önce ne olacağını hiç bilmiyordum. Her şey beklentilerimin çok üzerindedir. Geleceğimiz bir olmamıza bağlıdır. ” BİZ İSTESEK DE İSTEMESEK DE GİDİŞAT BİZİ BİRLİĞE ZORLUYOR Afganistan temsilcisi: “Raşit Dostum ve Afganistan halkı adına selam. Afganistan’da 8 milyon Türk var. Nüfusun yüzde 30’udur. Afganistan Türk gençliği zor durumlardan geçmektedir. Okur yazarlık yüzde 10’ların altındadır. Afganistan Türk gençliğine Türkiye’deki üniversitelerde daha fazla kontenjan ayrılmalı. Dostum’un açtığı kurslarda binlerce Türk genci bilgisayar ve dil öğreniyor. Delegasyon başkanlarının danışma toplantısının Afganistan’da yapılmasını teklif ediyorum.” Türkmeneli temsilcisi olarak da Ufuk Ötesi gazetesinin Ankara Temsilcisi Şemsettin Küzeci şöyle konuştu: “Başkanlar toplantısını Irak’ın kuzeyinde yapmayı kararlaştırmıştık ama savaş sebebiyle gerçekleştiremedik. Amerikalılar, yerel güçlerle birlikte Türkmen kimliğini yok etmeye çalışıyor. Kerkük’te 26 devlet dairesi Barzani ve Talabani’nin kontrolü altında. Bir tek milli eğitim dairesi başkanı Türkmen’di Onu da geçen hafta şehit ettiler. Telafer’den kötü haberler geliyor. Kerkük’ün nüfus yapısıyla oynuyorlar. Dilerim ki gelecek kurultaylarımızdan birini Kerkük’te yaparız.” RUSYA ÜNİTERLEŞİYOR Saka (Yakutistan) Temsilcisi Valery Lukotsev: “Baskı altındayız Pasaportlarımız çıkarken bizim uyruğumuz yazılmıyor. Rus vatandaşı diye yazıyorlar, bu durum bizleri küçük düşürüyor. Bu bölgede Çuvaşların, Sakaların, Tatarların, Hakasların, Başkurtların, Tuvaların, Altayların eğitimine yönelik kısıtlamalar devam ediyor. Rusya, federal bölgeler oluşturarak özerk bölgeleri kimliksiz çatılar, vilayetler veya bölgeler altında birleşmeye zorluyor. Rusya’nın adı kendi anayasasında Rusya Federasyonu diye geçiyor ama Rusya hızla üniterleşiyor! Bütün kültürel özelliklerimizi kaybettirecek kanunlar birbiri ardına çıkarılıyor. Rusya anayasası bir hukuk metni olarak bütün halkların haklarına, kimliklerine saygıyı esas alıyorsa da Anayasa’ya karşı en büyük cinayetleri Rusya’nın anayasal organları işliyor. Özerk cumhuriyetlerin bulunduğu yerlerde çok zengin maden kaynakları var; biz çalışıyoruz karşılığı merkeze gidiyor. Moskova’ya tam bağımlı hale getirildik. Gençlik hareketlerine devlet bütçesinden önemli kaynaklar ayrılırdı. Şimdi bu kaynaklar da kesildi, yok derecesine indirildi. Rusya Federasyonu’ndaki Türk gençlik teşkilatları başkanlarına Türkçe kursu verilmeli Rusya’da da Dünya Türk Gençleri Birliği’nin temsilcilikleri açılmalı, bunlara maddi destek verilmeli.” FİN-OĞUR HALKLARI DA KURULTAYDA Bu arada Dünya Türk Gençleri Birliği Başkanı Hasan Ali Karasar, bir basın toplantısı yaptı ve, “Terörle Mücadele kurultayın anan mesajı oldu” dedi. Bir soru üzerine Hasan Ali Karasar, “Doğu Türkistanlı delegeler kurultayımızın tam üyesidir. 11 Eylül sonrasında Türklerin yaptığı her şeyi terörle irtibatlandırma modası var. Biz hak mücadelesini terörle bağdaştırmaya kalkışan Çin politikalarının karşısındayız” dedi. Karasar, “Fin-Oğur halkları platformunu da kurultayımıza tam üye yapacağız” bilgisini verdi. .” Sibirya Kazaklarından Altınay Hanım: “Sadakat olmazsa aşk yok olur, taşıyan olmazsa kültür yok olur. Rusya’da 1 milyon 100 bin Kazak var. Moskova Kazan, Samarra gibi şehirlerde Kazak kültür merkezleri kurarak, Rusya’da bir Kazak kurultayı topladık Güzel bir haber vereyim. Velihanof’un heykeli dikilecekti. Bize 14 yıl önce söz verilmişti. Nazarbayev Kazak kurultayı sonrasında bizi ziyaret etti ve Velihanof’un heykelini diktirmeye söz verdi. 9 ay sonra eksi 40 derece soğukta heykelin açılışı yapıldı. Samarra’da bir kültür merkezi açıldı. Samarra yönetimi ‘Bizde Kazak yok diyordu. Biz onları bulduk. Samarra’da 20 bin Kazak var.” Gagauzya’dan Kıpçak şehri belediye başkanı Oleg Garizan: “Gazeteci Petri Yalıncı’nın ölümünden sonra Gagauz dilinde gazetemiz kalmadı. Gagauz Türklerinin tarihi yazılmış değil. Sonraki kurultayın Gagauz Cumhuriyeti’nde yapılmasını teklif ediyoruz.” OĞULLARIMIZIN YAPTIĞI İŞLERLE ÖĞÜNÜRDÜK Kırgızistan adına Nurmuhammet Bey: “Eskiden oğullarımızın yaptığı işlerle övünürdük, şimdi atalarımızın yaptığı işlerle övünüyoruz demiş büyük bir adam. Bugün biz de aynı durumdayız. Suçu kendimizde değil, başkalarında arıyoruz. Oysa suç bizde. Bu sebeple Bengü dergisinin arkasında yayınlanan Bilge Kağan’ın Türk Milleti’ne hitabını yeniden okuyalım ve çalışmaya koyulalım.” Hakas Lev (Arslan) Nerbyshev: “Milli kültürümüzü yansıtacak bir tiyatro kurduk Türk dili günü yaptık Enerjiyi kendisinde toplayıp bütün Hakasya’ya yayacak bir kutsal taş olarak gördüğümüz Katamov Türkoloji Enstitüsü’nü kurduk. Gençlik hareketinin son 10 yıl içende önemli kazanımları var, bizim gençliğimiz gevşemiyor ama başka gençlik hareketleri de var, onların rolü Hakas gençliğini gevşetmektir. Büyük devletin şovenist politikaları ilerliyor, her gün saldırıyorlar. Hakasya direniyor. Hakasya Türk Koleji mezunları baskı altındadır. Şimdi önemli üniversitelerin öğrencisi durumundadırlar ama Hakasların yüksek okullara girebilmesi neredeyse imkansızdır. Hakasya’da Sima (yüz) kontrolü var. Telefonla müracaat ediyorsunuz. Özelliklerinize anlatıyorsunuz. Sizi hemen görüşmeye davet ediyorlar. Ama randevuya gidince, daha odadan girer girmez sizi dışarı çıkarıyorlar. Çünkü yüzünüzden Hakas olduğunuz anlaşılıyor! Öyle ki, halk arasında “Adam olmak istiyorsan Hakas olmaktan vaz geç” sözü yaygınlaşmış durumdadır. Bu baskılar Hakas gençliğinin birleşmesine yol açtı. İyi başladık ama çıkış yolu bulamıyoruz. Onlara üretim yerleri açabilecek bir fon oluşturmanızı rica ediyorum.” OLAN BİTENİ SEYREDİYORUZ Teleut Türkleri’nden Yevgeni Uskayev: “Nüfusumuz 3 bin kadar kaldı. Benim halkım yok olmak üzeredir. Oysa bu halk Göktürk devletinin kuruluşunda önemli rol oynamış bir halktır. Dünyayı sarsan bir geçmişe sahibiz. Bağımsız Türk devletleri var ama Kıbrıs’ta, Afganistan’da, Irak’ta, Doğu Türkistan’da yaşanan acı gerçekleri sadece seyrediyoruz. Neden? Çünkü dilde, fikirde, işte birliğimiz yok! Ben Teleut doğdum, Teleut öleceğim. Bütün milletler milli anlayışları üzerinde gelişebilmiştir. Türk Dünyası’nın meseleleriyle sadece Türkiye uğraşıyor. Bütün Türk Cumhuriyetleri de buna katılsın ki dünya hepimize itibar etsin. ABD, Rusya veya diğerleri bizim birlik olmamızı elbette istemez, çünkü geçmişimiz büyük. Ama biz Türk olarak yaşamak istiyorsak, birlik olmalıyız.” Sibirya Tatarları adına Püregan Sybr: “Milli kültürümüzü geliştirecek politikalarımız yok, Çünkü kendi cumhuriyetimize sahip değiliz. Şorlar gibi, Teleutlar gibi. Rusya’nın Türk devletlerindeki Ruslar için yaptığı gibi, Türk devletleri Rusya ile ilişkilerinde, bizim haklarımızı dile getirmeli. Sibir Tatarlarının kendi dillerinde yayınlanacak çocuk edebiyatı eserlerine yardımcı olunmalı. Biz alfabemizi hazırladık, kurultaya sunuyorum.” TÜRK DÜNYASI GENÇ YAZARLAR BİRLİĞİ Türk Dünyası Genç Yazarlar Birliği Toplantısı’nda ise, Omsk Tatarları temsilcisi . Ravil Lukmanov, “Kültürümüz ve dilimiz gelişmiyor. Devletler nezdinde bir çalışma yok. Anlaşılan Türk devletlerini idare edenlerin basit bir ilkesi var: ‘Halk yoksa problem de olmaz!’ Basınımız olmadığı için kendi dilimizde hiçbir faaliyet gösteremiyoruz.” diye konuştu. Bir Başkurt gazeteci, “Kurultayın somut adımlar atması önemli. Yesevi Üniversitesinde daha fazla gencin okutulması, Altaylar, Teleutlar, Hakaslar ve Tuvalar gibi halklarımız için çok önemli” dedi. Eski Yürütme Kurulu Başkanlarından Ekrem Abdullayev, “Türk Dünyası edebi bir inkılap yapmalı ki medeni bir inkılap başlayabilsin” diye konuştu. Bu toplantıda, “Türkiye’nin tanınmış gazeteci ve yazarlarından” diye tanıtılarak bana ve Kemal Çapraz’a da söz verildi. Konuşmalardan sonra, Azerbaycanlı yazar Aygün Hasanoğlu “Yeddi Kapı” adlı tiyatro eserini, Güner Akmolla ise Kırım Tatarlarının çilesini incelediği “Bağışlayınız” adlı incelemesini delegelere ve bize hediye etti. BİRDAHAKİ KURULTAY GAGAUZYA’DA 11’inci Türk Dünyası Kurultayı’nda komisyon raporlarındaki tekliflerin çoğu sonuç bildirisine yansıdığı için sadece sonuç bildirisini yayınlıyorum: 11’inci. Türk Dünyası Gençlik Kurultayı; Kırım Türklerin’nin vatanlarından sürülüşünün 60. yılına ithaf olunmuştur. Osetya’da meydana gelen terör olaylarını şiddetle kınar, Oset ve Rus Halkları’nın acısını paylaşır. Kurultay dünyanın geleceği olan çocuk ve gençlere karşı düzenlenen bu katliamı ve bu vesile ile terörün her türlüsünü lanetler. Bu yılın mart-nisan ve temmuz aylarında Özbekistan’ı hedef alan terör saldırılarını lanetler ve Özbekistan yönetimine en samimi desteğini sunar. Çin Halk Cumhuriyeti yönetiminin uluslararası terör ile mücadele bahanesi altında Doğu Türkistan’da insan hakları ihlallerine maruz bıraktığı Türkler üzerinde kurduğu baskıyı kınar. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ayrılmaz parçası olan Dağlık Karabağ ve etraf bölgelerindeki Ermeni işgalini en sert şekilde kınar, Ermenileri işgal ettikleri topraklardan çekilmeleri konusunda son defa ve en sert şekilde ikaz eder. Problemin çözümünü üzerine alan AGİT Minsk grubunu da işlevini yerine getirmeye davet eder. Romanya Hükümeti, Romanya Azınlıklar Bakanlığı ve Köstence Valiliği’ne Kurultayımıza ve Romanya’da yaşayan Türk-Tatar kardeşlerimize gösterdikleri içten samimiyet ve yardımlardan dolayı teşekkürlerini bildirir. Afganistan Türkleri’nin tek lideri olarak General Raşit Dostum’u tanır, Afganistan-Güney Türkistan Türkleri’ne demokratik mücadelelerinde tam destek verir. Ayrıca yeni açılmakta olan toplu mezarların isbat ettiği Taliban yönetimi altında Afganistan’da gerçekleştirilen Türk soykırımını lanetler. Cumhurbaşkanı adayı olan General Dostum’u candan tebrik eder, Afganistan’da resmi dil statüsüne taşınan Türkçe’nin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için bütün Türk Devletlerini göreve davet eder. Kurultay, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yetkili makamlarını Afganistan’a ayrılan Türk öğrenci kontenjanlarını arttırmaya davet eder. 2005 yılında yapılması planlanan 12’nci Türk Dünyası Gençlik Günleri ve Kurultayı’nın Gagauz Yeri’nde düzenlenmesine ve bu kurultayın Kazan’ın 1000. yılına ithaf edilmesine karar verir. Rusya Federasyonu dahilinde yaşayan Türk Halkları’nın iç ve dış pasaportlarında milliyetlerinin yazılmasının teşviki, milli kültür ve dil sahalarında daha fazla desteklenmeleri, merkezi otoritenin Rusya Federasyonu Anayasası’na uygun olarak federal hakları desteklemesi, Türk Halkları’nın kültürel ve manevi gelişimlerine imkan verilmesi hususlarında Rusya Federasyonu Merkezi Organlarını işbirliğine davet eder. Ahıska Türkleri’nden Rusya Federasyonu’nda yaşamak zorunda bırakılanlarının vatandaşlık haklarının verilmesini ve ABD’ye göçlerinin durdurulmasını, Gürcistan’ın Ahıska Türkleri’nin vatanlarına dönmelerinin önündeki engelleri kaldırarak AGİT’e verdiği taahütleri yerine getirmesini, ve Türkiye’ye göç eden Ahıska Türkleri’nin vatandaşlık işlemlerinin hızlandırılmasını talep eder. Yeniden yapılanan Irak’ta Türkmenlerin asli unsur sayılmaları, siyasi, kültürel ve sosyal haklarına kavuşmaları, Kerkük’ün Türkmen şehri olarak kalması, ayrıca Barzani güçlerinin elinde sekiz aydır suçsuz yere tutuklu bulunan kurultayımız delegesi Sn. Murat Ziya’nın hemen salıverilmesi, kendisine tutuklu bulunduğu sure için en yüksek düzeyden tazminat ödenmesi konularında Irak, ABD yönetimleri ile BM ve Türk Dünyası liderlerinin göreve davet edilmesine karar verir. Türk Dünyası Gençlik Teşkilatları ve DTGB üyeleri arasında iletişimin güçlendirilmesi amacı ile DTGB çatısı altında Türk Dünyası Genç İletişimciler Birliği’nin kurulmasına karar verir. Rusya Federasyonu içinde yaşayan Nogay gençlerinin eğitim ve iş bulma sorunlarında bağımsız Türk Cumhuriyetleri’nin yönetimlerine talepte bulunmaya karar verir. DTGB kuruluşlarından olan Azerbaycan merkezli Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği’nin aktif çalışmalarını takdir ile karşılar ve kuruluşu tamamlanan Türk Dünyası Genç Araştırmacılar Birliği’nin çalışmalarında başarılar diler. Kasım 2004’de düzenlenecek olan “I. Türk Dünyası Genç Araştırmacılar Sempozyumu”nun gerçekleştirilmesinde üye teşkilatlarını aktif katılıma davet eder. Rusya Federasyonu ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerindeki Türkçe eğitim veren lise, üniversite ve fakültelerin sayısındaki azalmayı kaygı verici bulur. Tataristan örneğinde görüldüğü üzere Türk dillerine en uygun alfabe olan Latin Alfabesi’ne geçmek isteyen Türk Halkları’nın merkezi yönetimlerce engellenmesini kaygı verici bulur. T.C. Kültür Bakanlığı Türk Dünyası Müzik Topluluğu’nun DTGB’nin en yüksek kültür madalyası olan Altın Behbudov madalyası ile ödüllendirilmesine karar verir. Rusya Türkleri’nin Gençlik Liderlerine Türkiye Türkçesi kursları düzenlenmesine karar verir. Çuvaşistan’da Devlet Üniversitesi’nde kapanan Türkoloji bölümünün açılması için gerekli girişimlerde bulunulmasına, Çuvaş nüfusunun asimilasyon karşısında hızlı eriyişine karşı tedbirler alınmasına ve gerekli bilimsel çalışmaların yapılmasına karar verir. DTGB’ye kuruluşundan itibaren emek veren eski yöneticilerinden danışma organı olarak bir “Yüksek İstişare Konseyi” kurulmasına karar verir. DTGB alt organlarından olan Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği, Türk Dünyası Genç Araştırmacılar Birliği ve Türk Dünyası Genç İletişimciler Birliği Başkanlarının doğrudan DTGB Genel Başkan Yardımcılığı’na atanmalarına karar verir. KKTC Cumhurbaşkanı Sn. R. Rauf Denktaş’ın gelecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmama kararını yeniden gözden geçirmesi için ricada bulunmaya, KKTC’nin öncelikle Türk Devlet ve Toplulukları tarafından resmen tanınması, ve ardından da dünya kamuoyu platformlarında tüm Türk Halkları’nın KKTC’nin mağduriyetine son verilmesi doğrultusunda güç birliği ederek çalışması için çağrıda bulunmaya karar verir. Türk Devlet ve Toplulukları’nı kardeş Fin-Ogur Halkları ile işbirliği ve ortak projelerin arttırılmasına davet eder. Az sayılı Türk Halkları’nın kültürel, sosyal ve tarihi miraslarının koruması, yaşatılması ve desteklenmesi konularında uluslararası teşkilatlar ile Türk Devlet ve Toplulukları’nın yönetimlerini göreve davet eder. ARSLAN BULUT


Bu haber defa okundu.

Ufuk Ötesi  : 2004 / 10

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002