Kasım 2008

Ö T E S İ

 

18.11.2019 



Aydınlar Ocağı partiler üstüdür


Aydınlar Ocağı’na yapılan haksız eleştiriler ve ittifak söylentilerinin aslında Türk milletine karşı yapılmış olan gizli bir ittifakı örtmek için kullanıldığı dile getirilerek, Ocağın kurulduğu günden bu yana partiler üstü tavrını sürdürdüğü vurgulandı.

Aydınlar Ocağı bir bütündür Aydınlar Ocağı’nın tüzüğünde de yer alan “Türk milliyetçiliği” ifadesinden rahatsız olan gayri millî çevrelerin Ocağı kendi siyasi ikballeri uğruna bir basamak olarak görmek istedikleri ve bu nedenle karalama kampanyası başlattıkları bildirildi. Türk aydınının son günlerde en çok tartıştığı konulardan birisini de Aydınlar Ocağı’nda eskiden çeşitli görevlerde bulunmuş ve şimdi de bazı siyasi partilerde görev almış üyelerin yönetime yaptığı eleştiriler oluşturuyor. Aydınlar Ocağı yönetimini millî tavrından dolayı eleştiren kesime bazı cemaatlere ait basın organlarının da katılması konuyu çok farklı boyutlara getirerek, Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel ilkelerini savunan Aydınlar Ocağı ile gayri millî cephenin mücadelesi halini almış gibi görülüyor. Çeşitli cemaat ve guruplara mensup bazı gazete ve dergilerde Aydınlar Ocağı’nı karalamaya yönelik olarak başlatılan kampanyalar karşısında Ocak Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal, yayınladığı bir açıklama ile kamu oyunu aydınlattı. Aydınlar Ocağı’na yönelik başlatılan bu iftira ve karalama kampanyası üzerine Başkan Prof. Dr. Mustafa Erkal ve Ankara Ocak Başkanı Prof. Dr. Şaban Karataş’ın imzasıyla bir bildiri yayınlanmış ve Aydınlar Ocağı’nın bütün şubelerinin birlik ve dirlik içinde bu tacizkâr karalamalara karşı durduğunu ilan etmişlerdi. Prof. Dr. Erkal açıklamasında: “Son yıllarda millî çizgide olan, teslimiyetçiliğe hayır diyen ve ön planda yer alan bazı sivil toplum kuruluşlarının hedef alındığı, uydu yapılmak istendiği ve çökertilmeye çalışıldığı görülmektedir. Herkesin bunu bilerek, yıllar öncesinin sorun ve çekişmelerine takılmaması gerekir. Aydınlar Ocağı’nın Türk-İslâm sentezi çizgisinde, tüzüğünde yer aldığı gibi Türk milliyetçiliği doğrultusundaki geleneksel çizgisi sürmektedir. Aydınlar Ocağı, devletle ve rejimle kavgalı günümüzdeki bazı sağ kuruluşlardan hiç bir zaman olmamıştır. Dünyadaki ve Türkiye’deki değişmeleri takip edemeyenler Ocağımızın bazı mensuplarının beyan ve değerlendirmelerini yadırgayabilir. 1970’leri ne unutalım, ne de aynen yaşıyor farz edelim… Vatan ve millet sevgisi sadece bizim tekelimizde değildir” denilmektedir. Prof. Dr. Erkal, “Aydınlar Ocağımızın aşırı sol çevre ve hatta partilerle ittifak kurduğu iddiaları, başka bir ittifakı örtebilmek içindir!” dedikten sonra, “Bu ihanet ittifakı; Cumhuriyete, millî kimliğimiz olan Türk kimliğine, millî ve üniter devletimize karşı kurulmuştur ve asıl sorgulanması gereken de budur. Bunu bazı eski yöneticilerimizin fark edememesi düşündürücüdür” diyerek, gayri millî ittifaklar içinde olanların asıl incelenmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Prof. Dr. Mustafa Erkal, “Geçmiş kongre sonuçlarına takılıp kalmama olgunluğunu gösterelim. Bilgisizlikten ve yanlış yönlendirmelerden doğan duruma son vermek için Ankara Ocak Başkanı Prof. Dr. Şaban Karataş ile ortak açıklama yaptık. İsmimiz ve unvanımız bize yeter. Yeni unvanlar arayışı içinde değiliz. Ocağımıza üye olmayanların bizi zaten seçebilmesi mümkün değildir… Teslimiyetçiliğe karşı olmamız ve millî duruşu ortaya koymamız, bize karşı saldırıları artırıyor. Yargısız infazları tahrik ediyor. Bu saldırılardan rahatsız değiliz. Herkes yerini belirlesin. Ancak her taşın altında İşçi Partisi arama yanlışından uzaklaşalım. Bu sağlık işareti değildir… Kim ne derse desin biz partiler üstü kalacağız. Dün de bizden rahatsız olan bazı dostlarımız oldu. Ocağımız iktidarların yan kuruluşu değildir” şeklinde bir basın açıklamasını gazetelere gönderdi. Aydınlar Ocağı’nı yıpratmanın kime ne gibi fayda sağlayabileceğinin düşünülmesi gerektiğini belirten Ocak üyeleri ise, bazı cemaatlerin başlattığı kampanyanın sonuç getirmeyeceğini de özellikle belirtiyorlar.


Bu haber defa okundu.

Ufuk Ötesi  : 2004 / 02

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002