Kasım 2008

Ö T E S İ

 

07.12.2019 



Türk Dünyası’nda okuma imkanı


ABAY ALMATI DEVLET ÜNİVERSİTESİ (ALMATI KAZAKİSTAN) TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı tarafından Almatı'da Abay Üniversitesi bünyesinde açılan Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüz bu yıl sözel puanla 15 öğrenci alacak.

Muadeleti YÖK tarafından kabul edilen bölümümüzde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin müfredat programı uygulanmakta olup, Türkiye Türkçe'si ile eğitim yapılmaktadır. Yıllık öğrenim harcı bu yıl 1500 dolardır. Bu bölümde okuyan veya mezun olan öğrencilerin Türkiye'deki Üniversitelerin ilgili bölümlerinde okuyan öğrencilerden hiç bir farkı yoktur. KOMERSİYA ENSTİTÜSÜ (CELAL-ABAD - KIRGIZİSTAN) TÜRK DÜNYASI ARAŞTIRMALARI VAKFI'nın Kırgızistan'ın Celalabad şehrinde 1993 de açmış olduğu KOMMERSİYA ENSTİTÜSÜ TÜRK DÜNYASI İŞLETME FAKÜLTESİ (EA) bünyesi altında İŞLETME ve ULUSLARARASI İLİŞKİLER olmak üzere iki bölüm mevcuttur. Fakülte, Eşit (EA) ağırlıklı puanla öğrenci kabul edilmektedir. YÖK tarafından muadeleti kesin olarak kabul edilmiş olan fakültede eğitim süresi 4 yıldır. Türkiye'deki Üniversiteler tarafından görevlendirilen hocalar derslere girmektedir. Fakültede kız erkek ayrımı kesinlikle yoktur. Kız öğrenciler için kız yurdu, erkek öğrenciler için erkek yurdu ve dekanlarımızın kontrolünde temin edilen evler mevcuttur. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın bu iki bölümünde Makedonya'dan Yakutistan'a kadar bütün Türk Topluluklarından öğrenciler parasız yatılı olarak okumaktadırlar. Bu eğitimin amacı, doğum yeri ve pasaportu önem taşımaksızın bütün Türk çocuklarını bir araya getirmek, yatılı eğitimin kazandırdığı ebedi dostluğu kurmaktır. AZERBAYCAN DEVLET İKTİSAT ÜNİVERSİTESİ (BAKÜ-AZERBAYCAN) 1990 yılında Prof. Dr. Turan Yazgan başkanlığındaki Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı'nın girişimleriyle Azerbaycan Cumhuriyeti Devleti Bakanlar Kurulu'na bağlı olarak eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdüren Halk Tasarrufatı Enstitüsü ile yapılan işbirliği anlaşması ile, İşletme Yöneticisi Yetiştirme Seminerleri vermek üzere başlatılan çalışmaların, semereli sonuçlar vermesi üzerine, 1992 yılında, Vakfımız ve Halk Tasarrufatı Enstitüsü Rektörlüğü arasında yapılan yeni bir anlaşma sonucu 4 yıllık eğitim-öğretim süresi olan bir fakültenin açılmasına karar verilmiştir. Fakülte, Azerbaycan'ın sadece İktisat ilimleri üzerine ihtisaslaşmış tek üniversitesi olan, Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi'ne bağlanmıştır. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, fakültemizin bu üniversite bünyesine geçtiği ilk eğitim-öğretim yılı içerisinde, yeni bir yapılanma sürecini başlatmıştır. Bu yapılanma sonucunda 2001-2002 yılına kadar Türkiyeli öğrenciler için YÖK'ce belirlenen 15 kontenjan 2002-2003 öğretim yılında 50'ye, 2003-2004 öğretim yılında da 60'a çıkartılmıştır. Bu bölümümüzün Azerbaycanlı öğrenciler için kontenjanı ise 50 öğrencidir. Uluslar arası İlişkiler Bölümüne, açıldığı ilk yıl olan 2002-2003 öğretim yılında, 22 öğrenci alınmış, 2003-2004 öğretim yılı için bu bölüme alınacak Azerbaycanlı öğrenci kontenjanı 50, YÖK'ce ÖSYM aracılığıyla gönderilen Türkiyeli öğrencilerin kontenjanı ise 30 olarak belirlenmiştir. Türk Dünyası İşletme Fakültesinde İngilizce, Türkçe ve Rusça dil derslerine yer vermektedir. Bunlara ilaveten Fakültemiz, her öğrenciye 1 bilgisayar düşecek şekilde kurduğu Bilgisayar Laboratuarlarında bilgisayar kullanımını da öğretmekte ve öğrencilerini, mesleki bilgileri açısından, en kaliteli şekilde yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Türkiye Türkçesi dersleri yine Türkiyeli öğretim elemanlarınca, diğer dil dersleri ise, bağlı olduğumuz Devlet İktisat Üniversitesi'nin en kaliteli öğretim elemanlarınca verilmektedir. TÜRK DÜNYASI ARAŞTIRMALARI VAKFI'NIN EĞİTİM KURUMLARININ BELLİ BAŞLI ÖZELLİKLERİ 1- Bu kurumlar, kuruldukları ülkelerin insan gücü açıklarını kapamaya yönelmişlerdir. Sosyal talebe itibar edilerek açılmamış, Türkiye'nin bundan gördüğü zararı dikkate alıp eğitimi insan gücü ihtiyaçlarına paralel olarak planlanmışlardır. Mesela bu ülkelerde sosyal talep İngilizce eğitime doğrudur. Özellikle komünizmin yarattığı zengin ve güçlü “yeni sınıf” bu tarz eğitimi tercih etmektedir. Bu şiddetli talebe boyun eğmeyen Vakıf, Türk dünyasının bir tek alfabenin, bir tek yazı dilinin yaratılmasını en büyük ihtiyaç kabul etmiş ve bu ihtiyacı bütün gücüyle karşılamaya yönelmiştir. 2- Bu seçimin ve pedagoji kanunlarının zaruri bir sonucu olarak eğitim dilini kayıtsız şartsız Türkçe yapmış ve Türkçe'yi mümkün olduğu kadar yaygınlaştırabilmek, Rusça'nın yerine geçecek müşterek bir dil haline getirebilmek için imkânlarını en verimli şekilde kullanmaya yönelmiştir. 3- Yüksek öğretimde, Türkçe'nin dışında, eğitimin ülkenin yeni insan gücü açığını karşılayacak dallarda yapılması tercih edilmiştir. İşletme fakültelerinin açılması ve Çuvaşistan'da olduğu gibi bilgisayar ve tercümanlık yüksek okulu kurulması bu gayeye bağlıdır. Bu ülkelerde matematik, fizik, kimya, biyoloji eğitimi yapacak bölümleri olan fakülte veya üniversitelerin kurulmasının hiç bir zaman ekonomik ve insan gücü ihtiyaçlarına paralel bulunmaması bir yana bunların “tereciye tere satmak” manası taşıyacağı da açıktır. 4- Türk Dünyası Araştırmaları Vakfının nerede ve hangi seviyede olursa olsun bütün eğitimi bölge öğrencilerine kayıtsız şartsız parasızdır. Muadeleti olan yüksek öğretimi de ise bursla yerleştirilenlerin dışında ÖSYM ile yerleştirilen T.C. vatandaşlarından kılavuzda yazılı ve gerçekten Türkiye'deki bir özel ilkokulun uyguladığı fiyatın bile 1 / 8 ünden az sembolik bir para alınır. Bu paranın çok büyük bir kısmı ülkeye devlet harcı olarak yatırılır. 5- Türk Dünyası Araştırmaları Vakfının eğitimi mümkün olduğu kadar Türkiye'deki eğitime paralel hale getirilmiştir. İlave olarak, bunların yüksek öğrenim olmasına rağmen hepsinde T.C. vatandaşları için İnkılap tarihi, bölge vatandaşları için ise umumi Türk kültürü dersleri mecburi tutulmuştur. 6. Seviyesi ne olursa olsun eğitim kurumlarının halk ve devletle işbirliğine ve sıcak münasebetler kurulmasına imkân verecek şekilde teşkilatlanması esas alınmıştır. Merkezlerimizin olmadığı yerlerde bu işi lise müdürleri, dekanlar ve bölüm başkanları yüklenmektedir. Bunun için her yerde saz öğretimi yapılmaktadır. Türk folkloru öğretilmektedir. 7- Okulların telefon ahizelerinden bilgisayarlarına kadar her çeşit makina ve teçhizatları, ders araç ve gereçleri vakıf tarafından karşılanmaktadır.


Bu haber defa okundu.

Ufuk Ötesi  : 2003 / 08

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002