Çapraz Ateş

 

Kemal Çapraz  

İlkesizlik ülküsüzlük


İkesizliğin, ülküsüzlüğün ve kuralsızlığın hiç bu kadar rağbet gördüğü bir dönem olmamıştı. Artık devre göre davranmak, döneme göre konum almak, her devrin adamı olmak marifet sayılır oldu. Bu ilkesizlik devletin en tepesinden en alt kademesine kadar sirayet etmeye başladı. İlkeli insanlar hor görülür, yadırganır, hatta akılsızlıkla suçlanır oldular

Bütün bunlara rağmen ülkü sahibi insanlar ilkesiz davranamazlar. İlkesiz davranmaya hakları da yoktur. Zorluklar onları yıldırmamalı ilkelerinden taviz vermemelidirler. İnatçılık kötüdür ama ülküye giden yolda ilkelere inatçı bir şekilde bağlı kalınmalıdır. Ülküler doğrultusunda ilerlemek için ilkelerde kararlılık esastır. Zorlu günler ülküler doğrultusunda ilkelerden ödün verilmeden aşılabilir. Tavukların önüne atılan darılar gibi dağınık zihinlerle ve gönüllerle nereye gidilebilir.
İlkesizlik ilkesi
İlkesizliği ilke kabul eden yöneticilerden medet ummak yanlıştır. Ancak ilkeli, disiplinli ve kararlı toplumlar yükselebilir. İlkelerden ödün vermek, davranışlardaki tutarsızlığın göstergesidir. Tutarsız davranışlar sergileyenlere kim güvenebilir. İlkeli olmak kendi kendine yapılan sözleşmeye sadık kalmakla mümkündür. Kendine verdiği sözü tutmayan insanların peşinden gidilir mi? İnsan iki ayaklı, güzel giyimli kuşamlı bir canlı değildir. Onu diğer canlılardan ayıran ve insan yapan değerler vardır. Bu değerlerin başında da ilkeli olmak, dürüst olmak gelmektedir. Davranışlarında tutarlılık ve dürüstlük olmayanlar başkalarını ancak geçici süre kandırabilirler. İlkesizlik ve ülküsüzlük kendi kendini kandıran insanların harcıdır.
Pusulasız gemiler
Pusulasız ve rotasız gemilerin sisli havalarda nereye vuracağı belli olmaz. İlkesiz ve ülküsüzlerin durumu da aynıdır. Vay bu gemidekilerin insanların haline. Türkiye gibi büyük bir ülkeyi, pusulasız ve rotasız kaptanlar yönetemez. Pusula kullanmayı ve rota çizmeyi bilmeyen kaptanlar gemiyi karaya oturturlar veya batırırlar. Biz fırtılarda bile gemiyi limana ulaştırabilecek kaptanlarla yolumuza devam etmeliyiz. Siyasetteki ilkesizlik ve ülküsüzlük milletin geleceğini karartmaktadır. Siyaset eyyamcıları ilkesiz ve ülküsüz insanlardır.
Şimdi diyebilirsiniz, bütün bunları durup dururken niye anlatıyorsun? Sabah gazeteleri elime aldığımda, akşam ekran başına geçtiğimde, gündüz, çeşitli vesilelerle karşılaştığım davranışlarda açık ve net bir şekilde artık ilkesizliğin kol gezdiğine şahit oluyorum. Artık ne siyasette ilke kalmış, ne iş hayatında, ne de insanlıkta. İlkeli davranan gazetecilerin televizyonlardaki programlarına son veriliyor. Örnek mi istiyorsunuz, Hulki Cevizoğlu’nun Ceviz Kabuğu programı, iktidara yağcılık yalakalık yapmadığı için yayından kaldırılmadı mı? Neydi Hulki Cevizoğlu’nun suçu? Yukarıda tarif ettiğim gibi ilkeli davranmak. Eğer Mehmet Ali Birand gibi bizzat devlet televizyonu TRT’yi dolandırsaydı baş tacı edilirdi. Başka ülkelerin paralı kalemşörlüğünü yapsa, onların sesi olsa gündemdeki en büyük gazeteci diye takdim edilirdi. Ama, o mesleğinin ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kaldığı için, işine son verildi. Siyasetteki ilkesizliği ise hergün yaşıyoruz. Başbakan bizzat çıkıp 6 Ekim’de yayınlanacak olan Avrupa Birliği İlerleme Raporu öncesi açıklama yapabiliyor, “ Biz ödevimizi yaptık. Artık sıra sizde” evet Türkiye’ye ödev verilmesini yadırgamamak ve bunu bir başarıymış gibi göstermek sizce ilkelilik mi? Yine soruyorum 4 Ekim’de İstanbul’da yapılması gereken İslam Konferansı Örgütü ile Avrupa Birliği Dış İşleri Bakanları’nın biraraya geleceği toplantı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin toplantıya gözlemci olarak katılacak olması yüzünden iptal edildi. Hani Avrupa Birliği, oylamada Kıbrıs Türk Halkından Annan Planına evet çıkarsa, ambargoları kaldıracaktı. Hani, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyacaktı. Hani, Avrupa Birliği para yardımı yapacaktı Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne. Avrupa Birliği’nin bu iki yüzlü politikalarına dikkat çeken Denktaş’a sert çıkanlar, onu eleştirenler nerede şimdi. Hani siyasetteki ilkeleri. Niye Avrupa Birliği’ne soramıyorlar, “Siz şu sözleri vermiştiniz niye yerine getirmiyorsunuz” demiyorlar? İşte size siyasetteki yüzlerce binlerce örnekten bir tanesi. Hangi birini saysak hangi birini yazsak, makaleler değil ciltler dolusu kitap eder. Evet Avrupa Birliği Kıbrıs yüzünden bize tavır koyarken biz ne yapıyoruz dersiniz? Biz de, geçen yıl kabul etmediğimiz Kıbrıs Rum Kesimi ile Gümrük Birliği anlaşmasını kabul ediyoruz. İşte ilkesizlik ve ülküsüzlük budur. Hiç merak etmeyin, Avrupa Birliği İlerleme Raporu’nun hemen ardından yeni yeni taviz istekleri gelecek. Biz de, büyük bir heyecanla yeniden ödev yapmaya koyulacağız, “Öğretmenimiz Avrupa Birliği’nin verdiği ödevleri layıkıyla yaptık, her istediğiniz tavizleri verdik, ödevimiz tamdır öğretmenim” diye gazetelere boy boy demeçler vereceğiz. Bu ödevler bitmeyecek. Siz ülküsüz olursanız, başkalarının ülkülerine hizmet etmek için boyuna ödev yapmak zorunda kalırsınız. Siz ilkesiz olursanız, size verilen hiçbir sözde durulmaz. Size verilen hiçbir vaat yerine getirilmez.


www.ufukotesi.com - 10 / 2004  

kemalcapraz@ufukotesi.com

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.