Reymanca

 

Reyman Eray  

Olmaz böyle şey !


Yasalarımızın hatırı sayılır bir bölümünün Mussolini İtalyası’ndan alındığı ve güncelleşmesi gerektiği görüşüne katılıyoruz. Ancak, var olan yasaları “takmamak” gibi bir “lüks”ümüz olamaz, olmamalı ! Yakın geçmişte bir devlet büyüğümüz “Bir defadan bir şey olmaz !” demiş olsa da !..

“Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisi'nde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.”

Anayasamızın bu 138. maddesi, son yıllarda iyiden iyiye ayaklar altında. Medya aslancıklarımız, son yıllarda gemi azıya aldı ve “yorum”la, “beyan”la da yetinmeyip, “görülmekte olan dava”nın kahramanını karşısına oturtup, “dava”yı “birinci ağız”dan irdeletti...
Dizi çekiminde, oyuncu-mankenlerden biri, baş aktör tarafından “taciz”e uğradığını öne sürdü... İşe oyuncu-mankenin şarkıcı sevgilisi de karıştı; aktöre “taciz davası” açıldı... Konu “mahkemelik” olduğuna göre, söz “hukuk”a bırakılmalıydı ama, “Yok öyle ! Burası Türkiye” idi...
Haftalarca “hüngür” bir mankenin, “kızgın” bir şarkıcının ve “pişkin” bir aktörün “beyan”larını dinlemek zorunda kaldık. “Reyting” adına...
Bu, “sıradan” bir örnekti.
Çoğu kez, durum daha da “vahim”:
Erdoğan’ın, Erbakan’ın, Akın Birdal’ın (ya da bir başkasının) “görülmekte olan dava”sıyla ilgili yorumların yapılmadığı tek bir gün yaşamadık son aylarda... Birçok TV kanalında, sanki “138. madde işte böyle çiğnenir” demek istercesine programlar yapıldı; birilerinin “bal gibi de beyanda bulunma”sına çanak tutuldu... Bu ne densizlikti, bu ne yasa tanımazlıktı...
Bunu yapanlar arasında, uzmanlık alanı “hukuk” olanlar da vardı... Fakültede böyle mi öğretilmişti, yoksa “yasak delme”nin özel eğitimini mi almışlardı dersiniz ?..
Belki de “Sınır Tanımayan Gazeteciler” örneği, “Yasa Tanımayan Hukukçular” grubu oluşturmaya çalışmaktaydılar... Kim bilir ?..

* * *
Yasalarımızın hatırı sayılır bir bölümünün Mussolini İtalyası’ndan alındığı ve güncelleşmesi gerektiği görüşüne katılıyoruz. Ancak, var olan yasaları “takmamak” gibi bir “lüks”ümüz olamaz, olmamalı ! Yakın geçmişte bir devlet büyüğümüz “Bir defadan bir şey olmaz !” demiş olsa da !..
Toplumun “önde gelen”leri Anayasa’yı çiğnerse, sokaktaki adamdan yasalara saygılı olması nasıl beklenebilir. Sonuşta, şoför -şimdi olduğu gibi- klakson yasağını takmaz, olur-olmaz yerde park yapar; simitçi tozlu-topraklı yollarda açıkta simit satar; otuz-kırk metrekarelik her boş alanda otopark mafyası boy gösterir, okul önleri tuzaklarla dolar ve bir bir sayamayacağımız yığınla olumsuzluk -şekilde görüldüğü gibi- sürüp gider...
Yasakçılığa karşı olmak, RTÜK’ü çağdışı bulmak kolay ! “Özgürlük, sınırsız özgürlük” edebiyatı kulağa hoş geliyorsa da, o çok özendiğimiz batıda bile yok böyle bir şey ! Yasalar var, uymayanlara “yaptırım” var.
Ve... Sevgili medya aslancıklarımızın, temizliğe kendi evinden başlamasında sayısız yarar var.


www.ufukotesi.com - 10 / 2002  

ufuk@ufukotesi.com

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.